23 Mart 2016 Çarşamba

ALIŞKANLIKLAR DURAĞI

Bir şehri tanımak için önce acılarını anlamak ve bilmek gerekirmiş, tıpkı insanlar gibi. İnsanlarla şehirler arasında görünmeyen bağlar da belki buradan geliyordur kim bilir. Bilmediğim bir özlem sardı bu ara beni. Alışkanlığımın özlemi de olabilir. Alışkanlıklarımla çektiğim fotoğraflarla yüzleşiyorum. Bu fotoğraf en güzel zamandan güzel bir tebessüm gibi kalmış telefonumda. Eskiden insanların birbirlerinden kaçmadığı zamanları hatırlatmıştı, en eski kooperatif yapısı olarak. İçten bir diğer eve açılan kapılarla güveni anımsatıyordu sanki. Bazen diyorum güven çok mu gerilerde kaldı. Soru işaretleri görünmezlikle yer edinmiyor zihnimde. Şimdi bir keşkem daha oldu. Nefret ettiğinizi hatta umursamadığınızı düşündüğünüz şehirlere dahi alışmaya  çalışırken insan, alışkanlıklara güzel anıları çoğaltmalıymışım. Üniversite son sınıfta elimde bir fotoğraf makinesi şehre ilk kez adım atmış bir turist gibi baştan başa fotoğraflamalıymışım. Güvendiğim hafızam bile bu ara bana çok fazla güvenme diyor çünkü....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder