24 Mayıs 2016 Salı

Uç dilek hakki

Bazen cümlelerin tamamlanmaz. Üç noktalarda gezinir durursun. Bu akşam uzun zamandır radyoya ellerimin gitmedigini fark ettim. Oysa lise zamanlarımda televizyon unuttuğum bir teknolojik alet radyo ise dünyayla baglantimdi sanki. Eski radyo tiyatrolari dinlerdim. Bazen en umulmadık bir karakter beni anlatırcasina konuşurdu bazen de hak vermediğim fakat anlamaya calistigim durumların içine düşenlere kizardim. Benim kırgınlıklarım uzun surer kizginliklarim değil... Bugün nedense içimi dökmek için yazmak istedim. Eski ve eskiye dair. Yoksa özlem yaşlanmasına mi girdim?Bilmiyorum. Fakat eskinin güzelliğini yeniye taşıyan objeler taşımak ve onların hikayesini dinlemek benim en büyük hobim... Simdi dilek tutma zamanı. Eski moda bir alışkanlikla şarkı falı tutuyorum, dileğimi ona fısıldamak icin. Gerçekleşmesini istediğim uç dilek ve uç şarkı ve uç zaman dilimi... Kimbilir belki bir adımlik yada bir omurluk mesafe var ama olsun. Eskinin yeniye bakan o güzelliğiyle umut etmek güzel...

4 yorum:

  1. Şarkı falı.. Eskiden ama çok eskiden yapardık, tüm şarkılar benim için yazılmıştı, bak nasılda o konuya denk gelmişti, ayyy kesin olacak diye diye dinlerdim.. O dilekler hep olurdu çünkü ben tereddütsüz inanırdım. Dileklerin gerçek olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok tesekkur ederim bu ara bu güzel sözlere daha doğrusu dileklerinin gerçekleşeceğine olan umuda ihtiyacım var 😃

      Sil
  2. radyo vazgeçilmezim benim. en azından mutfakta yemek yaparken, arabada işe gidip gelirken ;) ah bir de "modern sabahlar" var tabi :))

    YanıtlaSil