4 Mayıs 2016 Çarşamba

Yeni Kararlar

Noktalama işaretleri hayatımızın kaçta kaçını kaplamıştır. Özellikle nokta...Üç nokta ve virgül. Kimimizin hayatında üç nokta kimimizin hayatında ise virgüller sıralanır durur. Bir türlü nokta koymaya cesaret edemeyiz. Cesur insanların da noktayı sevdiklerinden şüpheliyim ya neyse! Arkadaş sohbetlerinde sıklıkla düşünüyorum. Sanki uğultulu bir sessizlik düş kırıklıklarını dile getiriyor. Biliyorum hayatımızda nokta koyamayacağım yığınla şey olacak fakat bir yerden başlamalıyız değil mi? Ne kadar geç olursa olsun hayallerimizin peşinde gitmeliyiz; gökyüzüne bırakılan balonlar gibi. Ufka doğru yol alırken umudun bizi yakalayacağına inanmalıyız. Böyle diyorum ya kalp kırgınlıklarımın virgülle varlığını sürdürürken nasıl nokta koyacağımı hala öğrenemedim. Pişmanlıklarımın ardı ardına sıralarken hangisinden başlayacağıma karar veremedim. Kararsız bir insan değilim. Çoğu zaman karar almanın yükümlülüğü altına girmek istemeyenlere inat kararlar alırım ki sorumluluğu alabilmek için. Bana zarar verdi mi? Sanırım. Fakat asla pişman olmadım. Çocukken gökyüzüne baktığımda ellerimle güneşi yakalama oyunu oynardım. Bir cam kenarı benim en büyük mutluluğum olurdu. Güneşin avuçlarımda nasıl ışık oyunları oynadığını görmek mutlu ederdi. Parmaklarımın arasındaki o ışık ben açıp kapattıkça kendimce mutlu olurdum. Anı defterimden kendisini dışarı atan bu sahneyi adımlarını yokuş aşağı inerken hissetmek garipti. İnsan büyümeyi rakamların yan yana gelerek artması olarak düşünürken ufak detayları kaçırıyor. Virgüllerin yoğunluğundan mı bilmem. Belki de yokuş aşağı inmenin çocukça yarattığı mutluluktandır diyeceğim lakin yokuş yukarı çıkarken anlaşılan yorgunluk aynaya kocaman harflerle yazılan yazı gibi. BÜYÜDÜN SEN ÇOCUK. Dizlerindeki derman da azala azala daha büyüyeceksin. Hangi işaret sizi temsil eder bilemem. O uğultulu  sessizlikte düşündüğüm ne kadar çok üç noktamın olduğu idi. Tamamlanamayan hayallerimin, düşlerimin üzerine serdiğim örtülerin ne kadar fazla olduğu idi. Kararlar almalıyım diye iç geçirdiğim de aklımda olan tek şey bir liste yapmam gerektiğiydi. Evet; gitmediğim şehirlere gitmek ve o şehirlerde en mutlu hissettiğim yerlerde bir fotoğraf çektirmekle başlamalıyım. Evimin bir köşesini mutluluk köşesi yapmalıyım. Bu fotoğrafların yer aldığı bir köşe...İzlemek için zamanımın olmadığını bahane ederek ertelediğim filmleri izlemeliyim. İzlediğim filmleri de tekrar izledikten sonra notlar almalıyım. Renkli notlar... Birkaç balon gökyüzüne bırakmalıyım. Müzik arşivimi güncellemeliyim. En önemlisi de yeni kararlar almak için zamanı bekletmemeliyim yoksa geçen yıllarla birlikte aradaki farkı kapatmak imkansızlaşıyor.

6 yorum:

  1. Bende bolca ... nokta mevcut... hiç bitmesin diye :) Çok güzel bir yazıydı, sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Yorumunuz için teşekkür ederim 😊

    YanıtlaSil
  3. Acaba gerçekten cesur insanlar noktayı seviyor mu sevmiyor mu kararsızlar, arafta kalanlar mı üç nokta sever ayy bilemedim resmen kişilik analizi gibi noktalama işaretleri dimi :) Birkaç balon bırakmak gökyüzüne cok cok güzelll

    YanıtlaSil
  4. Bütün noktalama işaretlerini silin okuduğunuz yazılardan dilediğiniz gibi okuyun içinizden nasıl geliyorsa edebiyat olmasa bile insanı çok mutlu ediyor ya da bana hep öyle geliyor özellikle kesik kesik konuşmayı seven ben için.

    YanıtlaSil