20 Şubat 2017 Pazartesi

CAN SIKINTISI

 
               Yazmanın rahatlattığına inananlardanım. Kızdığında küfür edenlere nedense imrenmişimdir. Belki de yazarak rahatladığımdandır. Sözlerle kızgınlığımı belli edemem. Aslında kelimelerin gücüne inanmak benim karakterime öyle bir yer edinmiş ki konuşmaktansa bana kızan birisinin bana yazmasını her daim istemişimdir. Daha samimi gelir. Daima samimi insanlar olmasını isterim çevremde. Gerçi bu yönden fazlasıyla talihsiz olsam da yine de şükrediyorum; güvenebildiğim bir kaç dostum olduğu için.

            İnsan yazmaya başlayınca zihnindeki kötü duygular yerini ya kaybeder yada yerini sağlamlaştırır. Belki de sadece iyi şeyleri yazmalıyım. Lakin hayat her zaman böyle devam etmiyor. Bir arkadaşıma geçenlerde söylemiştim hayatındaki kötü zamanlar yerine iyi zamanları yaz ki unutulmaz olan kötülükler yerine iyi zamanlar olsun... Utanıyorum ki söylediklerimin arkasında duramıyorum kimi zaman. Üzüntülerim bazen daha baskın çıkıyor. Nerden başlayacağımı da bilmiyorum ki... Bir insanın yalanını yakaladığında o insana yalan söylüyorsun demek neden bu kadar zor? Sorusundan mı başlasam yoksa sessiz kalmaktan başka çare göremediğim için mi kendime kızdığım için mi... Emek vermek çaba harcamak doğamızda var buna sonuna kadar inanıyorum. Fakat emek verdiğin halde olmuyorsa bırakmaya bile izin verilmiyorsa ne yapılmalı bilmiyorum. Sadece yol ortasında kalmak fazlasıyla yorucu... Emeklerinin karşılığı alamamak da cabası. Sadece haklı çıkmak için yalan söylenmesine tahammül edemiyorum.

        Keşke kuşlar gibi olabilsek... Rüzgara kendimizi kaptırsak ve güzel insanlarla karşılaşabilsek. Bu şehri üniversite okurken çok özlemiştim şimdi özlemenin güzelliğine inanıyorum. Bazen özlemek daha iyi... Özlerken daha kolay...

6 yorum:

  1. Yazmak ustaca olduğunda artılar getirsede bir sersemin elinde hayal kırıklığı olabiliyor.Ve hatta hayatı bile mafolabiliyor.Yaşadıgmz kötülükleri yazmayalım ki birileri bunlardan pay biçmesin kendilerine.Ama durabilmek ne mümkün dimi.Boğazında birikiyor cümleler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız yine de insan çok azını yazabiliyor...

      Sil
  2. Hayat her zaman güzel yüzünü göstermeyebilir.Bazen sorunların ortasında ne yöne gideceğimizi bilmeden kalabiliriz.Ama her gecenin bir sabahı mutlaka vardır ilkesine sığınıp sabır gerek bizlere.Bir de hadiseleri değiştiremiyorsak ona bakış açımızı değiştirerek daha az zarar görürüz.Güzel insanlar, güzel olaylarla karşılaşmanız dileğiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim...

      Sil
  3. Hemen her yaşlının alışkanlık haline getirdiği itici durum gibi, nasihate benzer yorum yapmam. Zaten kendimi nedense gençlere çok yakın hissettiğimden olabilir bu. Yazmak... Ben yazdıkça içimde açılan bir yol hissettim ve gerçekten hayatımın hiç bir döneminde olmadığım kadar hafifim. Değişik başlık ve konulara dair yazdıklarımın hiçbirini, neden bunu da yazmışım diyerek hayıflanmadım. Hayatımın özeti gibidir bloğum. Ve beklentim olmadı. Ama okunmasına sevindim tabii. Bir tek şey beni kızdırdı kendime. Neden önce kitap ve ardından blog. İşte bunun için çok yargıladım kendimi. Şimdi iki kitabı; biri şiir diğeri önceki romanımın devamı niteliğinde. Bloğumu onlara değişmem. Zira bana şifa oldu blog yazmak. Takipçilere dair beklentiye girmiyorum ama herkes gibi okunmaktan mutluluk duyuyorum tabii. Sizi biraz kırgın hissettim. Lütfen sıkılmayın, yazmaya devam edin. Sadece bunu tavsiye edebilirim. Mutluluk ve huzur dileklerimle. Ece ablanız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu samimi düşünceleriniz için çok teşekkür ederim 😊

      Sil