19 Ocak 2018 Cuma

ESİR ŞEHRİN İNSANLARI:YORUM


      Düşünüyorum da 2017 yılının en güzel tarafı okumak istediğim kitaplarımı okumuş olmam. En azından planlarımın bir kısmını kapsayan o parçayı yaptım. 2018 yılı için de okumam gereken kitap köşesi yaptım :) Umarım gerçekleştirebilirim. 
      Kemal Tahir Esir Şehrin İnsanları üçlemesinin ilk kitabı olan Esir Şehrin İnsanları oldukça akıcı bir kitap. Tarih kitaplarına karşı önyargılarımız sıkıcı olduğu yönünde ne yazık ki var. Ancak Kemal Tahir'in usta bir kalem olduğunu kitap bitiminde bir kez daha kabul ediyorsunuz. Serinin üç kitabını da bitirmiş birisi olarak eleştirmek kesinlikle haddim değil ancak yorumlarımı yazmalıyım diyorum. Sadece şu gerçekliğe sığınıyorum. Üçleme kitaplarında kesinlikle ilk kitap sonrası beklentileriniz daha fazla olduğundan beklentileriniz karşılanmayınca biraz üzülüyorsunuz. Epik, destansı son yerine daha durağan aslında ucu açık durumlarla karşılaştım. Güzel alıntılarla altını çizdiğim sayfaları oldu. Aslında duyguları yansıtmak; o duygularla karakterlerin gerçekliğini sorgulamak yerine evet bir yerlerde böyle bir insan var ve ben onunla tanışmalıyım hissini yansıtıyorsa başarılıdan da öte klasikleşmiştir. Esir Şehrin İnsanları da benim için böyle bir kitap oldu.
               "Umudunu yitiren her şeyi yitirmiş olur."
Sıradan ancak altını dolu dolu çizmek gerekilen bir cümle. Umut narin bir çiçektir. Fazla su fazla güneş değil yeterince güneş yeterince su ve düzenli ilgi... Umut olmadan olmaz umutsuz hele hiç olmaz.
       Roman Milli Mücadele yılları ve daha sonraki dönemde yaşanan olayları anlatmakta. İstanbul'un işgali sırasında Türklerin bu işgale karşı olan tavırları üç grupta yansıtılmakta. Her şeyi oluruna bırakan insanlar, İstanbul Hükümeti'nin tarafını tutanlar ve Kuvayı Milliciler... Bu üç grubun olaylara karşı bakış açıları çerçevesinde oluşmaktadır roman. Kitabın ana kahramanı Paşazade Kamil Bey yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle işgal altındaki İstanbul'a dönme kararı sonra yaşanan olaylar; özellikle Kamil Bey'in gel gitlerini anlamak isterken kendinizi karısı Nermin'e kızarken buluyorsunuz. Nermin Hanım ve ailesi (eniştesi ve halası) kuzeni, kızları Ayşe romanın ana kahramanlarından. Kamil Bey İstanbul'u ve Milli Mücadele dönemini benimserken durumdan çıkar sağlamaya çalışanlar; bir haber olanlar kendinizi İstanbul karmaşasında buluyorsunuz.
         "Güldüm bu gülüş benden eziyet gibi geçti." Kamil Bey'i kitabın sonunda yalnızlığı ile baş başa bırakırken devamı nerede demekten kendinizi alamıyorsunuz.
Yorumlarınızı bekliyorum...

11 yorum:

  1. Güzel bir kitabı güzel yorumlamışsınız. Yazarın tarzını seviyorum ben. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. bu yazarı okumadım pikii aklımda olsuun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarın dili insanı hikayenin içine alıyor 😊

      Sil
  3. Kemal Tahir'in eserleri genelde eleştirilir ancak, özellikle edebiyat sosyolojisine ilgi duyanlar için çok değerlidir. Alıntı yapmış olduğunuz, "Umudunu yitiren her şeyi yitirmiş olur" cümlesi de çok güzel. Benzer bir cümle de Alia İzzetbegoviç söyler; "En son umut ölür" diye. Blog mahallenize taşınalı bir ay oldu. Genelde klasik edebiyat hakkında kim ne yazmış geriye doğru onları takip ediyorum.. Tanıtımınız güzel olmuş. "Kitaplara Kaçanlar" a da beklerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogunuza geri dönüş yaptim çok da mutlu oldum yorumlarınızı görünce 😊 kitapların dünyasında noktalar yok ancak virguller vardır beklerim diğer yorumlarınızı

      Sil
  4. Kemal Tahir büyük bir romancı. Devlet Anayı okudum. Tavsiye ve yorumunuz için teşekkürler. 😊

    YanıtlaSil