9 Ocak 2026 tarihinde 2025 AGS sonrası layık görülen 10 bin atamanın branş dağılım kontenjanları açıklandı. En fazla atama yapılacak ilk 5 branş sırasıyla 2 bin 816 kontenjanla sınıf öğretmenliği, 1789 ile özel eğitim öğretmenliği, 801 İngilizce öğretmenliği, 762 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği ile 653 ile de okul öncesi öğretmenliği oldu. Bu arada okulöncesi öğretmenliği sınava giren sayısı 56.921 ve bu kadar giren alım 653 neyse artık. Adayların başvuruları, seçtikleri il veya ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından incelenecek. Uygun bulunan başvurular onaylanacak ve uygun olmayanlar gerekçesi belirtilerek reddedilecekmiş. Sonrası ise akademi; atanmıyorsun aslında eğitime alınıyorsun yine. Eğitim fakültesinde aldığın eğitim yetersiz görülüyor ve bekleme alanına geçiş izni almışçasına sürecin içinde kayboluyorsun.
Gelelim bana; Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümü mezunu olarak puanım 82.304 alanda yüksek lisansı da daha önceki yazılarımda anlattığım gibi bitirdim ek olarak bende Çocuk Gelişimi mezunuyum. Yani Okulöncesi öğretmenliği, Çocuk gelişimi öğretmenliği ve ana branşım olan Bilgisayar ve Öğretim teknolojileri öğretmeniyim. Yüksek lisans tezimi de okulöncesi ve kodlamayı birleştirerek gerçekleştirmiştim. Gelinen noktada verilen kontenjan 15 evet hepitopu 15...Çocuk Gelişimi 2! Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar pişmanlık yaşadığım süreç olmamıştı. Bu sene lise ve ortaokul ayrıldı; Bilişim teknolojileri öğretmeni olarak atama yapılan bölümde ortaokul öğretmenliği yani; Meslek lisesi öğretmenleri ile toplam 27 bölüm tercih ediliyordu; bilgisayar mühendisliği bölümünden tutun elektrik elektroniğe kadar... Bu sene bakın ama bir hoşluk yapıldı. Alan 2'ye bölündü. Artık meslek lisesi öğretmenleri lise yalnızca oldu bizde birkaç bölüm ile birlikte ortaokul. Bilişim teknolojileri (lise için) 100 kontenjan verildi bu atamada. Diyeceğim bu kadar. Ortaokul için ise 15; yapay zeka çağı, muhteşem yüzyıl teknoloji söylemleri bu kadarmış. İmamhatip ortaokullarda ise bilgisayar ders zorunluluğu kaldırıldı. Daha önce de norm fazlası sınıf öğretmenleri olmak üzere birçok bölüm birkaç yüz saatlik eğitimle benim öğretmenlik alanımda görev almışlardı. Bu sene bir tane ücretli için aranmadım. Kimsenin pek umrunda değil ama halk eğitim merkezlerinde ortaokul, lise ama kadrolu gibi çalıştırılan insanlar tarafından aşağılanmıştım. Düşünüyorum da İngiltere'de 4 yaşından itibaren kodlama eğitimi, diğer Avrupa ülkelerinde ise 8 yaşından itibaren verilen önemi biz ne zaman kavrayacağız. Atölyeler pek popüler zamanımızda; ama saati 2 bin liradan başlayan haftalık kursları maddi anlamda dezavantajlı çocuklar alabilecek mi? Okullarda bilgisayar lab yok zaten; ücretli de en son yaptığım okulda girmeme izin verilmemişti, dersleri işlemek için ona şaşırmadım bir atölyenin olmasına daha çok şaşırmıştım. Zamanda geride kalmış masaüstülere bile ulaşamayan çocuklar alanında uzman olmayan başka branş öğretmenlerle ya da bu dersleri hiç görmemesi ile zamanda kaybolacak mı?
Tez başlığım; Okulöncesi dönemdeki çocukların algoritmik düşünme becerisinin geliştirilmesinde kodlama eğitiminin geliştirilmesi idi. 5-6 yaş aralığındaki çocuklarla gerçekleştirdiğimiz çalışma notlarım ile tez yorumumdan ayrı olarak söyleyebilirim ki düşünmeyi bilmiyoruz. Düşünmek; anında aklımızdan geçenleri gerçekleştirdiğimiz eylemler değildir. Düşünmek sistematik şekilde amaçladığımız hedefler için yol oluşturabilme ve gerekirse başarısız olunan yolların nedenlerini sorgulayarak başka yolları mantıksal çerçeveye oturtmaktır. Uygulama yaptığım okulda alan öğretmeni; çocuk burnu akıyor ama bekliyor önünde mendil olduğu halde. Bekliyor ve benim burnunu silmememi; kendisi uzanıp mendili alıp burnunu silmiyor demişti. Bende uygulamada kullanılan programda belirli bir zaman diliminde serbest bırakıp hayal gücünüzü kullanın oluşturduğunuz karakterlerin mavi saçları, kırmızı gözleri olsun; bir tek boynuzlu at, küçük sevimli bir kedi hangisi olmak isterseniz seçin dediğimde yapmadılar.Yapamadılar. Ama sonra uygulamamızın son dersinde ise hepsi muhteşem projeler çıkardılar. Bilgisayar boş ders, açıp oyun oynayın dersi zaten değil. Düşünme, hayal kurma, üretme ve teknolojiyi tüketen değil yönlendirebilen bir süreci içeren bunu öğreten bir ders. Nerde yanlış anlaşıldı bilmiyorum ama zamanı yakalayamamak saatlerce video kaydıran, çözüm üretemeyen bekleyen nesiller için şikayet etmeye hakkımız olmuyor böylelikle. Öğretmenlikten de bu yüzden soğudum; herkes kendi kontenjanı iyiyse alanın sorunu en azından çözülmüşse diğerleri kim... Emekliye ayrılmayan teknolojiyi kullanamayan ki e devlet şifresini sınıflarda kendileri dahil olmak üzere Adana'da çok merkezde bir okulda öğretmenler vardı. Akıllı tahtadan belli programları işleyip geçen... Bendense öğretmenlik dışında müdürün bilgisayarının tamiri istenen, akıllı tahta problemleri halledilmesini beklenmişti okulda da bunun için sorumlu memur olmasına rağmen ki öğretmen teknisyen değildir.
Uzun lafın kısası doktora eğitimine başlamak hatta yapay zeka alanında doktora yapmak istiyordum. Ama herşeyin sonucu para... Bu kadar yol yürümüşüm; hastalanmışım bedensel zorlama gerektirecek işleri yapmaya sağlığım zaten müsaade etmezken ben ne yapacağım? Bu soru zihnimde duruyor; sınav ücretleri, yaşam maliyetleri artık aile evinde dahi artan beklentiler ile ne yapılabilir? Bölümümü tam burslu puan olarak ÖSYM bölüm birinci kazanmıştım; 3.41 not ortalaması ile bitirdim. 3.88 ortalama ile alanımda yüksek lisans bitti; 82 küsür puanla niteliksiz olmak... Liyakatın olmadığı alanlarda da yeterince aşağılanmış olmak...
Hakkımı helal etmeyeceğim kesinlikle.
