17 Mayıs 2019 Cuma

ENERJİ?



                       Enerji?... Çok yorgunum şu sıra 5.sınıfların yazılı sorularını hazırlıyorum. Sanırım sıkılınca bloğuma girip yazı yazıp biraz da olsa ilgimi başka bir yöne aktarmak istedim. İftar sonrası uyumadan önceden çok az bir zaman var sanki; oldukça hızlı geçiyor zaman ve sonrası sahur derken saat 06.30 uyanma saati ve yarım saat içerisinde okula yetişme telaşı... Adana'nın son iki gündür inanılmaz sıcaklarını da saymazsak aslında bu hafta hızlı geçti. İnanılmaz derken; son iki günün sıcağı Temmuz ayını anımsatmak bir yana adeta evet şu an Temmuz sıcağı dedirtti. Bunaltıcı; yakıcı... Hazırlanmak için çok az vakit kalınca üstüne böyle bir sıcak cildim için sadece yüksek koruma faktörlü güneş koruma kremi kullanabiliyorum. 

         Geçen haftalarda bir şekilde fırsatını bulup Watsons'a uğramıştım. Fruida maskeler için.... Bu maskeleri çok seviyorum. Kore ibaresini gördüğüm an zaten kozmetik bende mutlaka deneme isteği uyandırsa da bu maskeyi öncesinde kullanmış hatta hafta da bir mutlaka uygulamalısın telkini ile fırsat buldukça satın almıştım. İkinci üründe %70 indirim kampanyasından son olarak alsam da bittikçe alacaklarım listesinde çoktan kendisine yer edindi. 

*Fruida Citrius Aydınlatıcı Etkili Maske içeriğindeki zengin vitamin C ile cildinize canlı bir görünüm kazandırmaya yardımcı olur. Bu maske, fiber kullanıldığı için cildinize iyi bir şekilde yapışır. Hassas ciltler için uygundur. Serumun cildinize eşit bir şekilde dağılabilmesi için nazikçe uygulayınız. Her gün kullanabilirsiniz.

*Fruida Yeşil Üzüm ile gözeneklerinizi sıkılaştıran maske; Cildin yağ ve nem dengesini koruyan Green Grapes serisi aynı zamanda gözenekleri sıkılaştırarak cilt dokusunu iyileştiriyor. Pore Control Scrub Cleansing Foam, ölü deriyi ve sebumu temizleyen bir cilt temizliği sunarken Pore  Control Cream içerdiği %89 oranında yeşil üzüm özü sayesinde cilde uygulandığı andan itibaren cilde yoğun bir bakım sağlıyor. Yağ dengesini sağlarken cilt tarafından hızlı bir şekilde emiliyor.

Kullanımı: Yüzünüzü yıkadıktan sonra tonik uygulayınız. Ardından kağıt maskeyi yüzünüze eşit olacak şekilde yerleştiriniz. 10-20 dakika bekleyiniz. Maskeyi çıkarın ve serum cildiniz tarafından tamamen emilene kadar nazikçe uygulayınız. 

     İki maske benim favori maskelerimden...Vitamin C; ferahlık ve sağladığı canlılık görünümü ile yeşil üzüm maskesi de güzel kokusu yağ dengesini kontrol özelliği ile belirgin şekilde vaat ettiklerini gerçekleştiren maskeler arasında yer edindi. Bu markanın farklı ürünlerini de kullanmak istiyorum. Kolay emilim ve kullanım sonrası yapış yapış hissi bırakmaması ile hafif bir maske.

Güzel bir hafta sonu olsun... Yoğun, yorgun, koşturmalı biraz da stresli günlere inat cildimizi unutmamak gerek öyle değil mi? Beklerim yorumlarınızı...
                          

11 Mayıs 2019 Cumartesi

DENEBUNU*ELİDOR KUTUSU


YORGUNLUK.... Tek kelime ile haftamın özeti...Özellikle oruç iken sabah altı da uyanıp okula koştur koştur yediye yetişebilmek sanırım kan şekerimi düşürüyor. Hiç uyuyamıyorum. Tahtada başım döndü çok fena o an başımın dönmemesi için çok dua ettim. Bu işe ihtiyacım olmasa sanırım bir kez daha düşünürdüm çünkü okul bitmesine çok az kaldı. Bu ara kansızlık fena şekilde etkiliyor. Gelecek haftayı iple çekiyor muyum? Hayır sadece bir an evvel bitmesini istiyorum. Kuşak farkı kısmında çok da fark var mı bilmiyorum ama öğrenci iken öğretmenlerimi bu kadar yorduğumu düşünmüyorum. Özellikle son haftalar kalmış iken öğretmen değişikliği hele ki ücretli öğretmen isen sanırım pek kaale alınmıyorsun. Çok üzücü... Öncesinde halk eğitimde görev aldığım için okulda ilk kez öğretmenlik yapmaya başladım. Büyükler ne öğrenirsem benim için önemlidir derken küçükler için bir çığlık atma dünyası sanki. Sınıfta öğretmen olduğuna aldırmadan ayakta yürümek de değil koşmak; kavga etmek sayamayacağım bir sürü durum. Çocuklarımıza saygı duymalıyız ki onlara kendilerine duyulan bu saygının anlamını bilip büyük; öğretmenlerine saygı duysun. Yorgunluk notu olsa da geçen hafta denebunu kutusu şansım bana güldü. 





Denebunu*Elidor doğanın enerjisi kutusu elime bu kadar kısa sürede ulaşacağını hiç düşünmediğim bir kutu idi. Kutusu dahi çok güzel koktuğundan merakla açtım. İçerisinde Elidor Doğanın enerjisi (Kalın ve Gür görünen Saçlar için)Avokado ve üzüm çekirdeği yağı şampuan ve Elidor Doğanın Enerjisi 48 saat kalcı koku ve yumuşaklık süper saç kremi ( Avokado, Üzüm çekirdeği yağı/Gür saçlar)



Bir şampuanın bu kadar güzel kokması inanılmaz.... Bu ara kullandığım sabit bir şampuanın bitmek üzere olması ve böyle bir kutunun gelmesi hayat mutluluk sebepleri veriyor dedirtti. Kalın ve gür görünen saçlar benim saç tipim bir kez kullandım ve daha sonra ayrıntılı olarak yorumlamak istesem de beğendiğimi belirtmeliyim. Özellikleri;
* Avokado yağı besleyiciliği ve nemlendirme özelliği ile bilinir. Üzüm çekirdeği yağı da güzel bir koku sağlayarak besleme ve koruma özelliğine sahiptir. 
*İlk kullanımdan itibaren saçlarınızın kalın ve gür görünmesini sağlar. 

 
*Avokado ve üzüm çekirdeği yağı içeren özel formül sayesinde ilk kullanımdan itibaren saçlarınızın kalın ve gür görünmesini sağlar. İçerdiği koku incileri sayesinde saçlarındaki eşsiz koku saçlarında kalır.
*Paraben ve renklendirme içermez.
*Avokado yağı besleyiciliği nemlendirme özelliği ile bilinir.  Üzüm çekirdeği yağı da güzel bir koku sağlayarak besleme ve koruma özelliğine sahiptir. 
-Şampuan sonrası saç diplerine değdirmeden boylarına eşit miktarda uygula, uçlarına ise bolca sür. İyice durula. 

    Bu ikiliyi denemekten mutlu oldum. Bu seri bittiğinde saç memnuniyetime göre diğer çeşitlerini denemek istiyorum. 
 Güzel bir hafta olsun; sağlıkla küçük sürprizlerle dolu biraz saygı biraz da anlayışla... Beklerim yorumlarınızı...

6 Mayıs 2019 Pazartesi

HOŞGELDİN RAMAZAN

   
                Bizi bir Ramazan'a daha kavuşturan Allah'ım hamdolsun... Ramazan yalnızca aç kalmak değildir; kalbimizi tüm kötülüklerden sakındırmak; dilimize hakim olmak; sabrın imtihanını geçebilmektir. En çok anlamak; belki de uzun zamandır yapmadığımız bir şey... Anlamak... Anlamak için dinlemek; gözlemlemek empati denen olguyu düşünmek gerekir. Yorgun bir insana neden yorgunsun demek yerine bazen bir tebessüm bazen de küçük bir hatırlatma ile yanında olduğunu belirtmek gerekmez mi? Bilmiyorum... Beklentilerimi azaltmam gerektiğini söyleseler de insan kalbinin güzelliğine daima inandım. Küçücük gibi duran her bir detayın güzelliğinin mutluluğuna inandım. Kış mevsiminin cesaretine; baharın güzelliğine yazın tüm bunaltıcı sıcağına rağmen yıldızların canlılığına sonbaharın ise düzenine... Rutinlikteki derinliğe...

          Tamamlayamadığım yığınla şeye rağmen yaş aldıkça anlıyor insan. Kalp kırgınlıklarının ağırlığında kaldıkça büyüdüğünü... Elimde bu ara yeniden Matmazal Noralya'nın Koltuğu/Peyami Safa kitabı var. Kimi dönemlerde okuduğum kitapları yeniden okumayı seviyorum. Değişimi altını çizdiğim paragrafların artmasında; aldığım notlarda hissediyorum...
"Ne hayat! Ne hayal kırıklıkları! İnsan inanamıyor..."

       Mayıs; Haziran; Temmuz benim için sınav ayları. Bitmeyen bir kısır döngü gibi gelse de uzak mesafedeki arkadaşlarımın kalbini hissetmek onların verdiği moral şu sıra oldukça iyi geliyor. Tezimi ben yazmaktan yoruldum; tez danışmanımın oralı olmaması derken iki dönemdir çıkmayan ücretli öğretmenlik dönemin bitmesine çok az bir zaman kala çıktı; bir aylık bir koşuşturma bir kenara ulaşım için bulunduğum yere bir saatlik mesafede olması okulun; ayrıca ulaşım için vasıtanın çok sınırlı olması bakalım beni nasıl zorlayacak!

     İşsizlik en azından bir aylık mola versin değil mi? Özlemiştim ders anlatmayı... Bu ay da beni tanımasanız da  dualarınızda yer verirseniz çok sevinirim.  Bu yaz bitmeden aynı döngüde değil de bitmiş bir yüksek lisans; en azından düzenli bir iş gelecek yıl için sınavsız bir yıl olur...
Hayırlı Ramazanlar yeniden...




               

1 Mayıs 2019 Çarşamba

ÇİLEK TARLASI





Mayıs ne çabuk gelmiş böyle! Nisan ayının çok çabuk geçtiğini bugün anladım. Ramazan ayı gelmeden önce geniş kapsamlı bir ev temizliği; odamda küçük çaplı eşya değişiklikleri derken sanki gün kum saatindeki kumlar gibi hızlandırılmış bir şekilde geçti. Bu arada son üç gündür bahardan direkt yaz mevsimine geçen bir Adana var. Biliyorum bahar gelmesini çok istesem de Adana için bahar yaz esintili geçer. 32 dereceyi gün içerisinde şimdiden görmek umarım yaz çok bunaltıcı geçmez dedirtti. Baharın yaz esintili geçmesi ise akşamın güzelliği... 




Ama bu sıcakların bir iyi tarafı var elbette ki; keşfetmek... Kış benim için pek iyi geçmemişti çünkü. Çok fazla dışarı çıkmamıştım. Oysa ki görmediğim yerleri görmek;yaşadığım şehirde turist olmaktı dileğim...Bazen tek başına bazen de sevdiğin insanlarla... Bu hafta sonu ailecek çilek tarlasına gitmiştik; fotoğraflar oradan. Bu çilek tarlası için araba ile yarım saat yol aldık. Son üç yıldır bir türlü fırsat olmuyordu gitmek. Hani özenmiyor değildim yani. Topraktan kendi ellerimle topladıktan sonra hormonsuz ve taze çilek yemek; dalından yemek... Şehir hayatı ile birlikte topraktan uzaklaşırken meyve ve sebzelerinde doğal halini unuttuk zamanla... Değerini de belki de... Adana; sarı sıcak renginde;  turunçgil ve pamuk tarımında kendini belli etse de aslında tüm meyveler için bir cennet. Seyhan gölünün hemen kenarındaki bu köye doğru yol alırken manzaranın güzelliği bir kenara bu kadar yakın iken nasıl daha sık gelemedik soruları; zamanımız olmadı ki cevabında bir parantez açtı kendine. O parantez belki de hayatın özeti. Sürprizler ya da mucizeler beklerken kaçırdığımız hayatın parantezi. 

İki gündür evde çilek kokusu hakim. Marmelatlar ve reçeller hazırlanırken darısı vişne reçeline diyorum. Ancak yaylaya gitmek için biraz daha zaman var. Yaşamda alışkanlıklarımız bir çerçeve çizse de renklendirmek biraz bizim elimizde. Öğreniyoruz... Her gün; her an zamanın her diliminde.  Sevin Çokum alıntısı ile; "Öğrenmenin yaşı yoktur. Bittiği, durduğu yer yoktur." yazımı sonlandırırken Mayıs ayı çok tüm renkliliğiyle; keşiflerle bol kahkahalarla geçsin dileğiyle... (Bu ara Mazi Kalbimde Yaradır/ Dilek Türkan çok sık dinlemeye başladım yeni yeniden... Sizlerde dinlemek isterseniz oldukça iyi bir yorumlama...)













25 Nisan 2019 Perşembe

KALBİN SIRLARI


  "Aşk güzel bir kuş
Yakalanmak için yalvaran
 Ama yaralanmaktan korkan."(Halil Cibran/Kalbin Sırları)
                     
        Böylesine güzel tasarımlı kitap okumayalı uzun zaman olmuştu. Belki ışıktan belli olmayabilir ama pembe ve çiçeklerin iç içe geçtiği kapak sayfasına özel bir çaba harcandığı belli olan bir kitap; Kalbin Sırları... Halil Cibran'ın okuduğum ikinci kitabı; Gezgin kitabına kıyasla daha şiirsel ve ahenk oldu bir kitap. Belki de daha çok ruha dokunan... Sayfalardaki kelimelerin sizlere tasvir ettiği dünyada bir yolculuk başlatan bir kitap. Medeniyetten uzakta olduğunu düşündüren bir kahramanı anlatımlarıyla yaşatırken kahramanın verdiği cevap ile;

"Medeniyeti bıraktım çünkü onun eski ve çürümüş bir ağaç olduğunu gördüm, kuvvetli ama korkunç, kökleri ile yerkürenin karanlığında düğümlenmiş, dalları bulutların ötesine taşmış ama tomurcukları hırs, kötülük ve suç,meyveleri ise elem, sefalet ve korku saçıyor."

      Bir kez daha soruyorsunuz... Neden bu kadar üzgün düşüncelerin ve kalbin... Seni yoran hayatın kendisi mi yoksa insanlar mı? Yine kitaptan bir alıntı:

"Yaşlı: İnsanın adına savaşıp öldüğü aşk
Meyve vermeyen bir çalılık misali
Güzel olan aşk, ruhun derin kederi gibi
Anlamasına sebep olacaktır canlandırıp kalbi.
Yanlış kullanıldı mı
Mutsuzluğun, tehlike alametinin
Ve karanlığın kara bulutlarının
Levazımcısı 
İnsanlık yollar geçen sevgiyi
Götürüyor olsaydı inançsız bir amaca
İtiraz ederdi oradaki aşk var olmaya.
Aşk güzel bir kuş
Yakalanmak için yalvaran 
Ama yaralanmaktan korkan..."

      Kimi yazarlar anlatacakları her duyguyu, olayı binlerce kelime ardına saklar. Kitaplarını okudukça sakladıklarını bulmak için çabalarız. Kimi yazarlar ise hayata dışarıdan bakmaz içindendir; anlatımları. Komşumuzu, özlemlerimizi hatta hayallerimizi buluruz, o kitaplarda. Halil Cibran ise hayal kırıklıklarını, insanların göstermekten korktuğu kibirlerini hatta kızgınlıklarını, hüzünlerini en sevdikleri tarafından gelen ihanetleri, yargılamadan anlatan bir yazar. 

     Kalbin Sırları kitabında ise hikayeler ve şiirler sorgulayıcıdır; yol alırken uğranılan duraklar merak edilmiş ve üstünkörü anlatılmamıştır. Bu özelliğini oldukça sevdim. Evlerin,yolculukların ve insanların kendine has özelliklerini binlerce kelime ardına saklamadan etkileyici bir şekilde bu kitapta bulabileceğinizi düşünüyorum. Yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum :) Benim için özel kitaplar rafında kendisine çoktan yer edindi bu kitap. Beklerim yorumlarınızı...

22 Nisan 2019 Pazartesi

GEZGİN


       "Istırap içindeki insanoğlunun amaçsız bir döngüyle sarmalanmış varoluşunun sorgulandığı bir öyküler silsilesidir. Sorgulayıcıdır ancak yargılayıcı değildir."(Tanıtım yazısından)

         Halil Cibran... Alıntıları ile tanıdığım hikayelerini okuma fırsatı bulamadığım bir yazardı. Halil Cibran alıntılarını paylaşan arkadaşım yazarın hayatının hikayelerindeki duygularının yansımalarını; görebileceğimi daima söylerdi. Bazen kendime kızıyorum yazarların hayatları ile eserlerinin yansımaları elbette olacaktır ama bire bir benzeştirmek belki de benim duygusallığımdandır... 

     Gezgin, içerisinde tek bir hikayenin yer almadığı adeta bir hayat yolculuğu. Herbir hikayede notlar alırken kitap bittiğinde yazarın yaşamı hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsunuz. Bakmak fiilindeki farklılığı, insanların zihinlerindeki hayata karşı açtıkları pencerelerini okudukça hissediyorsunuz. Hiç böyle düşünmemiştim; bunca kırgınlık ve kırılganlık günümüz dünyasında ne kadar ayakta kalabilir ki söylemleri ile baş başa kalıyorsunuz. Her bir insanın farklı bir dünya olduğunu ve o dünyadaki edindiğim yer ile yaş almayı görüyoruz bu kitapta. 

"Canınızı kurtarın, uygarlık peşimizde"

"Demek siz de benim gibi kayboldunuz! Kaybolmak ne güzel değil mi?"

     İki alıntıyı paylaşmak istedim ama paylaşırken oldukça düşündürecek olan alıntıları not edindim. Bu kitap benim için de farklı bir pencere oldu. Hayatın rutininde hassas ve kırılgan kalplere sahip olunsa da göstermekten kaçındığımız zaman diliminde yazar kalemini esirgememesi ile hatırlatmış bizlere. 
   Kitapta yer alan hikayelerden olan DELİ hikayesinin bitiş yazısı ile yazımı sonlandıracağım... Okumanız için kesinlikle tavsiye ettiğim kitaplardan ve bu kitabın mevsimi kış sonları sanki. Bahar hemen karşıda el sallarken ardımıza istemsizce baktığımızdaki gördüğümüz bir gece ayazı tadında...

     "Hayır" dedim. "Ben sadece ziyaretçiyim."
O zaman bana dedi ki: "Ha o zaman sizde duvarın diğer yanındaki deliler evinde yaşayanlardan birisiniz..."






15 Nisan 2019 Pazartesi

FARKLI ZAMAN DİLİMLERİ


(İnstagram'da paylaşmıştım. Baharı çiçeklerde görmek bir gülümseme bırakmak gibi hayata)


Şubat görünümlü Nisan... Geçen hafta bahar geldi derken yağmur ve soğuk uğradı yine. Bu geçiş mevsimleri bana pek iyi gelmiyor. Ani rüzgarlar bir anda bünyeyi zayıf düşürüyor çünkü. Bahar renkleri ile muazzam bir güzelliği içerisinde barındırsa da yaz bir başka. Yaz; doğduğum mevsim... Sıcaklar bunaltıcı olsa da hayat yaz mevsiminde daha hızlı akmakta. Rutinliğe alışmaktansa zamanın hızlı akmasına bu ara ihtiyacım var sanırım.

Kelimelerin yüklemlerini aradığı yolculuklarda noktalama işaretleri biraz havada kalıyor sanırım. Bahar yorgunluğu... Ama bu yorgunluk yine kelimelerin oluşturduğu resimlerde ve o resimlerdeki hikayelerin canlanması ile geçiyor. Okuduğum kitaplar ve anlatı yazı dizisi olacak sanırım bu hafta. Halil Cibran yazı dizisi hatta. Alıntılarını sıklıkla gördüğüm okumalıyım ama ne zaman dediğim ve sonunda okuduğum kitapları ile güzel alıntılar bıraktı not defterimde. 

Bu ara biraz dizi sıkıntısı çekiyorum. Tavsiyelerinizi beklerim. Çünkü izlediğim dizilerde sonlandı birer birer :( Vampir Günlükleri sonrası Klaus hayranı olarak The Orginals devamı Legacies  sezon finalinde ki sanırım bu dizi hakkında da bir yazı çıkar. Beklentilerim çok büyüktü ama ilk dizinin devamının devamı olarak beklenti altı kalsa da bir merak uyandırmıyor değil hani! The Big Bang Theory o da son sezonunda ama biterken Sheldon özleyeceğim karakter sen olacaksın. İçinde ne varsa çekinmeden söyleyen; kendine has karakter :) 

Daha sık yazı yazmak dileğiyle diyorum. Yazarken fark ediyorum yazmayı özlediğimi. Kelimelerle insan yorulur kelimelerle mutlu olurken haftaya müzik listemi bırakayım. Bir sonraki yazıma da beklerim :)
* Nancy Ajram/ W Maak
*Redone Berhil Awah
*Saad Lamjarred/Wana Mali
* Sertab Erener/ Olsun
*Dhadak filmi (beklenti altında kalan bir film olsa da müzikleri inanılmaz ) Pehli Baar