29 Ağustos 2018 Çarşamba

ARABA SEVDASI

 
           Klasik kelimesi özel bir kelimedir benim için. Klasik; eskiden yeniye aslında zamana karşı durabilmiş, kendini okutmaktan daha fazlasını veren kitaplardır. Zamanın derinliklerinde kaybolurken küçük duraklarda gizlenmiş anlamlı sözler ve hayat dersleri bulunur bu kitaplarda...

         Araba Sevdası özetini bildiğim hani bir soru çıksa karakterlerin içsel analizini yapabileceğim bir kitap. Geçen ay okumuştum. Yorumlamasını yapma fırsatı bulamadım bir türlü. Bu hafta yarım kalmış yazılarımı tamamlayarak eylül ayına yepyeni bir sayfa ile başlamak istiyorum. Araba Sevdası; Recaize Mahmut Ekrem tarafından güzel bir eleştiri şeklinde yazılmış. Daha doğrusu karakterlerin ruhuna öyle bir işlenmiş ki yazılar okurken yahu hiç mi akıl yok diyoruz; Bihruz Bey'e...

          Bihruz Bey; oldukça şık giyinmeyi seven, annesinin yardımı ile geçinen(babasından kalan paranın yönetimi annesinde) oldukça kendini beğenmiş bir insandır. Her yıl zamanın modasına uygun mesire yerlerine gitmekte olan Bihruz Bey kendisine oldukça gösterişli bir araba almıştır. Bu araba ile gezintilere çıkmaktan hoşlanan Bihruz Bey bir gün çok güzel bir araba görür. Bu arabadan Periveş adında; tahminen yirmili yaşlarında sarışın hanım ile onun yardımcısı olduğunu düşündüğü orta yaşı geçkin iki hanım iner. Bihruz bey sarışın hanımı görür görmez aşık olur. Kitabın bir çok yerinde Periveş Hanım'dan blond diye bahseder. Bu iki hanımı gördükten sonra peşlerine düşen Bihruz Bey oldukça gülünç durumlar yaşar. Hanımların Cuma günü geleceklerini öğrenir öğrenmesine de gelecekleri saati bir türlü öğrenemez. Tam bu karşılaşmalar ve sohbetleri dinlemeler sırasında Keşfi Bey çıkar ortaya. Bir anda anlamsız bir şekilde Keşfi Bey'in haykırması ile hanımlar hızlıca kaçar ve izlerini kaybettirirler. O günden sonra aklından çıkmayan sarışın hanım Bihruz Bey'in platonik aşkı olur. Bihruz Bey sarışın hanım için mektuplar yazar, alıntı şiirler ezberler, gönderir. Özel Fransızca hocası ile aldığı dersler de yalnızca aşk hakkında konuşmak ister. Alıntı şiirlerde anlamını bilmediği bir sözcüğün sarışın yerine başka bir anlama geldiğini öğrenince ne yapacağını bilemez. Arada sırada uğradığı kaleme(kendisi bir devlet memurudur) dahi götürür bu şiiri. Fransızca öğrenme modasına kapılan memurlar o kelimenin anlamını bilemez. Bu sırada Bihruz Bey'in borçları da günden güne artmaktadır. Köşkü satmayı dahi düşünür ancak annesi izin vermez. Keşfi Bey ise bu olayların ortasında kendi hikayesi ile aslında yalancılığı ile Bihruz Bey'i perişan eder. Sarışın hanımın öldüğünü söyler. Bihruz Bey kahrolur.

          Günlerce sabah ile gecenin farkına varmaz. Mektubundaki anlayamadığı o kelime için üzüldüğünü düşündüğü sarışın hanımın hayalini büyütür de büyütür. Bir gün dışarı çıktığında vapura binmek için hızlıca hareket ederken o vapurda Periveş Hanımı görür. Heyecanlanır ve çok sevinir. Keşfi Bey ile buluşup yalan söylediğini söylemek için gittiği sırada Keşfi Bey bir başka yalanı uydurur. Gördüğü kişinin Periveş Hanım olmadığını ona benzeyen kardeşi olduğunu söyler. Bihruz Bey şüpheye düşer.
Bihruz Bey'i bir yandan bu üzüntü mahvederken bir yandan da alacaklılar sıkıştırmaktadır. Arabacısı bir kaza yapıp tamire götürdüğü sırada alacaklılar arabasına el koyarlar. Bihruz Bey durumu sonradan öğrenir. Arabacısının işine son verir. İstanbul'dan gitme isteği ile günlerini geçirdiği sırada Bihruz Bey o sarışını tekrar görür. Peşine takılır. Aslında isteği Periveş Hanım'ın mezarını öğrenmektir. Ara bir sokaktayol alırken o hanımı durdurur. Durumu anlatır. Aşık olduğu hanımın durdurduğu hanım olduğunu anlar. Periveş Hanım geçen sürede zayıflamış ve o canlılığından eser kalmamıştır. Konuşurken Periveş Hanım ilk kez gördüğü zaman bindikleri arabayı kiraladıklarını söyler. Bihruz Bey'in düşündüğü gibi zengin iyi bir ailenin nadide kızı olmayan Periveş Hanım bu durumu komik bulur alay eder. Periveş Hanım genç yaşta dul kalmış annesini ile yaşamakta; yanındaki hanımın namı biraz kötü olmasına rağmen onunla gezmektedir. Bu yalan aşktan dolayı Bihruz Bey yıkılırken sarışın hanım yoluna devam eder.

        Osmanlı devleti zamanında batılılaşma modasına uyarak kendisi gibi davranmayan karakterlere sık sık yer veren dönemin yazarları aslında eleştirel bakış açısını topluma ayna tutarak yer vermiştir. Yanlış Batılaşma, mirasyediler, çalışmayı pek sevmeyen karakterlerin gözünden hayata bakarken sinirlenmeden duramıyorsunuz. Emek vermenin güzelliğinden çok sahte hayallere kapılıp boş rüyalar görmek karakterlerin temel özelliği. Bihruz Bey böyle bir karakter çalıştığı kalem dairesine arada sırada uğrayan en büyük hobisi pahalı kıyafetler diktirip kafelerde oturmak olduğu gibi Türkçe konuşmayı alaturka bulan. Annesi ise tüm boşvermişliği ile oğlum neden böylesin sorusunu sormak yerine şaşkın sadece şaşkın. Keşfi Bey ise aman Allah'ım seri bir şekilde nasıl böyle yalan söyleyebilir bir insan diyorsunuz. Periveş Hanım; belki bir rüya ama aslında o da bir şekilde o modada yer almak istiyor. Romanda elbette ki eksikler var. Ancak teknik eksiklerine rağmen anlatmak istediği mesajı çok naif bir şekilde verdiğinden klasik olmanın hakkını da veriyor.

    Mutlaka okunması gerekenler listesine bence eklemelisiniz... Beklerim yorumlarınızı.  

27 Ağustos 2018 Pazartesi

YEŞİL

 
          Uzun bir bayram haftası biterken zorunluluklarımıza geri dönüşler başlar. Aslında bir hafta kalmıştır sonbahara. Sonbahar ise hüznün mevsimi olmanın ağırlığını taşırken pek bir resmiyet getirir havaya.
          Biraz şiirsel bir giriş oldu sanırım :) Bu hafta değil belki ama gelecek hafta benim de iş başvuruları ile geçeceğinden bu hafta yazmak istiyorum. Her gün olmasa dahi elimden geldiğince. Bayram öncesi %30 Yves Rocher indirimi vardı. Benim de güneş kremim bitmek üzere olduğu için indirimi değerlendireyim dedim. Uzun zamandır düzenli olarak  Yves Rocher güneş kremini kullanıyorum. Arada nadiren de olsa başka markalar denesem de memnun kaldığım güneş kremi Yves Rocher oldu. Geçen yıla kadar tamamen beyaz olan güneş kremi artık yeşil kapaklı ve 30, 50 faktörlük olmak üzere iki çeşit. Ben her zaman en yüksek faktörlü olanı alıyorum malum Adana. Güneş nadiren uzaklara kaçıyor :) Bu güneş kremi diğer çeşidine göre biraz daha yoğunluğu az. Detoks etkili 50 KF yaşlanma karşıtı koruyucu yüz kremi bitkisel içeriğinde mineral yağ ve paraben bulundurmuyor.  Belirtilen özellikler;
* Doğal cilt yaşlanmasına etki eden faktörlerle ve cildin yaşlanmasını hızlandıran ve artıran dış etkenlere(hava kirliliği, UV, stres gibi) karşı savaşır.
*50 güneş koruma faktörü olan yaşlanma karşıtı yüz kremi ile cildiniz anında canlılık kazanır ve ışıldar. (Kullanan kadınların %95'inin kırışıklıklarında azalma görülmüştür.)
*Hafif akışkan dokusu ile mükemmel bir makyaj bazı görevine sahiptir.

      Benim için sıcak yaz günlerinde cildimde herhangi bir ağırlık hissetmeden, güneşin zararlı etkilerinden cildimi koruyabileceğim bir krem. Yaş itibari ile kırışıklık konusunda etkisini gördüm diyemem ancak akışkan yapısı ile makyaj bazı görevine katılıyorum. Ciltte çabuk emilim sağlayarak canlılık kazandırıyor. Severek kullanıyorum.
Fakat ne yazık ki yüzde otuz indirim olsa da onunda fiyatı artmış. En son indirim ile 63 TL ye almıştım. Şimdi ise 70 TL ye aldım.  Hediye olarak konsantre duş jeli verildi.

     Konsantre Duş Jeli- Zeytin- Turunç 100 ml

Bitkisel içerik: Zeytin, Turunç. Organik Aloe Vera. Patentli ultra konsantre formüle sahip 100 ml konsantre duş jelinin etkisi 400 ml klasik duş jeline eşittir. 100ml duş jeli ile 40 kez banyo yapabilirsiniz. %50 daha az plastik kullanımı ve %50 daha az hava kirliliği. Geri dönüştürülmüş plastikten elde edilen geri dönüşümlü ekolojik ambalajlara sahiptir. Ekonomik bir tüketim sağlayan doz ayarlı şişe başlığına sahiptir. Formülü %97'den daha fazla doğal içeriğe sahiptir. Cildinizin ph değeriyle tam uyumludur. Koruyucu ve paraben içermez.
        Yves Rocher ürünlerini tercih etmemdeki en önemli sebep; koruyucu ve paraben içermemesi. Bazı ürünleri özellikle alışkanlık halini aldılar.(Güneş kremi ve transparan pudrası gibi) Hediye olarak verilen duş jeli ilk elime aldığımda gerçekten küçük geldi ama uzun uzun arka ambalaj kısmındaki yazıları okuyunca ne kadar dayanacak merak ettim. Kokusu oldukça güzel biraz hijyenik  esintili :) Kapağı dozajın ayarlanmasında etkili. İstenilen ölçüden fazlasını kapağı engelliyor. Şimdilik yorumlarım bu kadar...
 
 Umarım güzel bir hafta olur:)  

23 Ağustos 2018 Perşembe

AĞUSTOS'U ANLAMAK


     Her ayın bir ruhu var sanki... Onlarda mevsimlerin bir parçası olsa da ayrı özellikleri ile bende varım demekte. Yaz mevsimi içinde Haziran biraz daha sakin ve olgun bir büyük, Temmuz yerinde duramayan, umudu daim peki ya Ağustos?
       Benim için ayrı bir yeri var bu ayın. Tüm arkadaşlarımın doğum günlerini saklayan Ağustos biraz hüzün ,biraz mutluluk biraz da derin bir anlamı olan ay. Ağustos, yazın sarı sıcağını hatırlatmak için var gücüyle çabalarken Eylül öncesi yapabileceğiniz güzel şeyleri yapın ertelemeyin demekte. 
       Yaz tatilim klasikleşmiş sınavlarla geçse de güzel, hatırlayacağım anılarla anlamlı oldu. Anlamlar arttıkça yaşamdaki zorluklarla baş edebilme gücü artarmış. Şu an şükür sebeplerimden birisi; beraber büyüdüğüm çok değerli insanlarla yaşlanmak . Yaşlanmanın yan etkilerini azaltan kahkahalarla, en azından mutlu bir şekilde zamanı durdurmak. Bu arada söylemiş miydim tüm arkadaş grubum aslan burcu 😄 olumsuz özellikleri bence abartılan burcuz.Hani kendi burcum diye söylemiyorum ama bu yıl çok yorulduk, yıprandık. Umarım 2019 herkes için güzel bir yıl olur gülmeye ve mutluluğa herkesin ihtiyacı var. 
       Bayramın üçüncü günü... Kalabalıklar azalıyor, tatlılar artık görmek istenilmiyor yorgunluktan kısa zaman dilimleri gözleniyor ve Ağustos hızla ilerliyor. Eylül ayı nasıl geçecek bilemem ama insAllah sevdiğimiz insanlarla, değerli anılar biriktirdiğimiz, mutluluk cümlelerinde büyük harfle başladığımız bir ay olur. 
İyi bayramlar!!!😊

20 Ağustos 2018 Pazartesi

AREFE, ADANA,MİM

       Adana... Bildiğiniz gibi sıcak bir şehir. Bu yüzden dondurma yaz-kış demeden yenilirken yazları güzelleştiren bir şey daha vardır daha doğrusu iki şey: bicibici ve Karsambaç. Fotoğrafı koyduğum bici bici... Bu yıl karsambaç yeme fırsatım olmadı. Söylenmesi biraz zor gibi gelse de mutluluk veriyor . Çocukken dört gözle yaz gelsin bici bici yiyelim diye beklerdim büyüyünce hep baharda kalalım isteğine inat... Basit ama soğuk olan bici bici burada biraz sade şimdilerde meyvelerle daha süsleniyor. Temelde Palıza denilen beyaz bir pelte üzerine kar (orjinalinde ama buz genellikle rendeneliyor ) ve kırmızı gıda boyası şeker olarak pudra şekeri. Adana'ya yaz vakti yolunuz düşerse yemeden gitmeyin 😄😄
Arefe günü sizlerinde temizlik ile geçiyor mu bilmem ama sabah yoğunluğundan sonra yazmaya fırsat bulur bulmaz sevgili Zeynep' in güzel mim ve davetini de cevaplamak istedim kendisinin çok içten sıcak bir bloğu var.

         1. Elinde hangi sihirli güç olsun isterdin?

Zaman gücü olmasını isterdim. Tarihle ilgili konular, kahramanlar ilgimi çekiyor. Onların dilinden hikayelerini duymak isterdim.

        2. En çok şaşırdığın tarihi eser neydi?
Tarihi eserleri görmeyi çok isterim. Nerede ne var eğer farklı bir şehir ise gitmek ve görmek isterim mutlaka. Ama bu soru ile düşününce ortaokulda iken Kayseri Gevher Nesibe Hatun şifahanesine gitmiştik. Oradaki şifa odaları su sesi ile insanları tedavi etmeleri ayrıca müzik odaları çok ilgimi çekmişti ve hala da hatırlıyorum.

       3. En sevmediğin insan tipi?
Klasik bir cevap olacak sanırım ama kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışan insanları gerçekten sevmiyorum.

      4. Obsesiflik derecesinde takıntın var mı?
Çok fazla takıntısı olan bir insan değilim ama evin herhangi bir odasında tabak veya bardak var ise o bardaklar ya yerinde olmalı ya da bulaşık makinesinde olmalı. Düzenli olmalı.

   5. Başkalarının kötü ama senin iyi saydığın, sana ait bir özellik söyle.
Kötü demeyelim de sevdiğim bir kitap, film veya şehir hakkında saatlerce konuşabilirim. Bıkmam, karşımdakinin dinleyip dinlemediğini umursamadan. Bazen kendime kızsam da.

6. En çok hangi özelliğin kıskanılır?
Sıradan bir insanım. Bugüne kadar şu özelliğim kıskanılır diye düşünmedim hiç.

7. Kız arkadaşların seni sevgililerinden kıskanır mı?
Asla... Gerçi kız arkadaş grubumun yüzde yetmişi evliler şu an. :) Kalabalık yerine az insan çok mutluluk felsefesini benimseyen bir insan olarak arkadaş çevremdeki insanlar en az 12 yıldır arkadaşım zaten. Çocukluğumuzu bilen insanlar olarak böyle bir şey olmaz. Hepsi birbirinden değerli insanlar.

8. Yeniden doğduğum dediğin an?
Aslında her doğan güneş ile insan yeniden doğar sözü şu sıralar çok doğru geliyor. Ama birkaç sene önce bir rahatsızlık geçirmiştim. Şimdi çok şükür geride kalsa da o rahatsızlık geçtiğinde için kendimi mutlu hissetmiştim.

9. Şu dünyada en çok sıkıldığın ortam?
 Konuşulacak konunun sınırlı olduğu ortamlar. Değişiyor. Yaylada yaş grubu 60 yaş ve üzeri olduğu için insanlar sürekli çocuklarından ve torunlarından bahsediyor. Bunaltıyor. Bu yıl sanırım böyle ortamlardan çok sıkıldım. Nezaket icabı sıkılsam da mutlaka bir yerde ortamı yakalarım.

10. En son okuduğun kitap?
Sait Faik Abasıyanık/ Mahkeme Kapısı

11. Yanından ayıramadığın 5 şey;
Çantamda olmazsa olmaz diyebileceğim beşi geçen yanımdan ayırmadığım çok fazla şey var ama belirgin olanlar; Islak mendil, naneli şeker(polo bir ara piyasadan kalkmıştı ne çok üzülmüştüm), telefon, cüzdan, midem hassastır bu yüzden mide bulantısı hapım.

12. Son zamanlarda en çok dinlediğin müzik tarzı?
Ruh halime göre fazlasıyla değişken bir müzik listem var. Ancak şu sıra Mark Eliyahu Journey, Evgeny Grinko valse tarzı müzikler dinliyorum. Amr Diab şarkıları daima listemdedir.

13. Asla bitmesini istemediğin ama final yapmış bir dizi?
Elveda Rumeli dizisi... Birkaç tane dizi sayabilirim ama baskın olan Elveda Rumeli dizisi çok samimi ve özel bir diziydi. Ramiz Amca karakteri ve terzi Hasan daha sonra da velespitli postacı :) Keşke devam etseydi. Balkanlar; Makedonya gitmek istediğim ülkeler arasında olmasının sebebi olan dizi.

14. Çocukluğunu hatırlatan bir koku?
Yasemin kokusu... Yasemin benim daima özel bir çiçek olacak. Çevrede çok fazla apartman olmadan önce iki katlı bahçeli evler vardı. O bahçeli evlerin duvarlarında sessiz ama heyecanlı bir çiçek olurdu; ince uzun yol alan. Bahar ayları yaz mevsimini beklerken gecenin kokusu daima yasemin olurdu.

15. Diyelim ki reenkarnasyon var ve sen bu dünyada ikinci hayatını yaşıyorsun. İlk hayatında neydin?
Demirci olabilirim. Uzun zaman önce okuduğum bir kitaptan aklımda kalmış; Onun öfkesi demir gibi... Ateşi görünce yumuşar şekle girerdi.
Bende böyleyim. Öfkem zorluklar karşısında mantığa bırakır yerini. En zor anlarda en doğru kararı vermek için duygularımı bir kenara bırakır öyle düşünürüm. Bir de yasemin çiçeği olabilir...Yaseminin bazı özelliklerini taşıyorum.
 Şimdiden Kurban Bayramı mübarek olsun 😊 Sevdinlerimizle kalabalık sofralarda güzel anılarımız biriksin insAllah. 


15 Ağustos 2018 Çarşamba

SENİN HİKAYEN

    Herkesin bir hikayesi vardır, peki ya senin? Bu ağaca baktığımda bu soruyu sordum. Yapayalnız bir ağaç... Gölgesi güneşin aldatıcılığına çoktan alışmış aylardan Ağustos neden bu soğuk der gibi bakıyor. Ona da alışmış lakin. Yaz güneşine kışın çetin soğuğuna. Kaç yıllık bilemem. Çok fazla ömür gördüğü kesin. Yıpranmış... Ayakta durmaktan vazgeçmemiş . Ağustos ayı nankör bir ay değildir . Gelen Eylül ayının ciddiyetine Temmuz ayının evet şu an yaz mevsimi biraz mutlu ol sözlerine kanmadan kendini belli eder. Sarının ve kahverenginin en güzel tonunda akşam serinliğini özletir. Yaylada zaman biraz yavaş geçer. Hatta durmuş gibi gelir. Ancak doğanın canlılığı gökyüzünün parlaklığı istemsizce mutlu eder. Her bir detaydan hayat fışkırır . Hayata mola değil hayatı dinleme yeri olduğunu anlar insan usulca...
       Ağustos ortasındayız. Yaz yerini sonbahara bırakırken kalabalıklar, zorunluluklar artacak. Umarım yaz tatiliniz guzel geçiyordur. Instagram sayfama da beklerim elimden geldigince anı yakalamak fotoğrafları paylaşıyorum . Beklerim yorumlarınızı 😊

10 Ağustos 2018 Cuma

SONUNDA BİTENLER


       Bereketli ürünleri seviyorum. Farklı ürünleri denemek istesem de bütçemi de düşünmek zorundayım. Bu yüzden hem uygun hem de gerçekten işe yarar olmalı kullandığım ürünler. Garnier Karmadan yağlıya hassas ciltler için denemediğim bir makyaj temizleme suyu idi. Genel olarak yıllardır pembe kapaklı olanı kullandım memnundum da. Karmadan yağlıya dönük bir cilt tipim olduğu için görünce hemen aldım. Uzun zamandır kullanıyordum. Henüz bitti. 200 kez kullanım hakkını verdiğini düşünüyorum.

Karmadan Yağlıya Hassas Ciltler Micellar Makyaj Temizleme Suyu(200 kez kullanılır)
*Makyajı temizler
*Cildi arındırır
*Matlaştırır
(Parfüm içermez)
Garnier'den bir ilk; Garnier, micellar teknolojisi içeren karmadan yağlıya ve hassas ciltler için makyaj temizleme suyunu sunuyor. Ciltteki kalıntılara mıknatıs gibi yapışan miçel tanecikleri ile ovalamaya gerek kalmadan makyajı temizler, cildi arındırır.
  Güçlü bir temizleyici. Bahar aylarında makyaj temizleme mendili sonrası kullandığım için gerçekten bereketli bir şekilde dayandı. Klasik olandan farkı çok fazla var mı bence çok fazla yok. Tek hamlede kesinlikle diğer marka ürünlere göre iyi bir temizleme sağlıyor. Ben indirimde iken almıştım. Eğer indirimde görürseniz almanızı tavsiye ederim.

Himalaya Tazeleyici Meyve Maskesi(Normal ve kuru ciltlere)
Tıkalı gözenekleri açmaya derinlerdeki kirleri temizlemeye ve cildi sıkılaştırmaya ve doğal elastikiyetini yeniden kazanmasına yardımcı olan serinletici maske. Lekeleri ve siyah noktaları kontrol etmeye yardımcı olur, cilt dokusunu güçlendirmeye ve kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olur. Elma cilt parlaklığını artırırken incir ve salatalık cildinize serinleme hissi verir. Papaya lekelerin giderilmesine ve cildi düzgünleştirmeye yardımcı olur. Mineral kil, cildi sakinleştirir ve kan dolaşımını artırarak canlılık ve parlaklık verir.

        Himalaya maskelerini seviyorum sanırım. Kremlerinden memnun kalmasam da maskelerin etkisini görüyorsunuz. Tazeleyici meyve maskesi kayısı özlü olmasını tercih ederdim. Gratis'te çok büyük bir kalabalık olduğu için beklememek için normal ve kuru ciltlere yazısını dahi görmeden koştur koştur kasaya gitmiştim. Eve geldiğimde  fark ettim. Hafta da en az bir kere kullanırım diyerek kullanmaya devam ettim. Harika bir kokusu olduğunu söyleyemem. Hatta ilk kez kullandığımda cildim biraz yanıyor gibi hissettim ancak sonra alıştı sanırım cildim. Kullanım sonrası ferahlık etkisi artı bir puan olsa da karma ciltler için gerçekten ideal bir ürün değilmiş. Cildin T bölgesi yağlanma problemleri konusunda etkisiz kaldı. Canlılık ve parlaklık etkisinden memnun kalsam da farklı içerikli maskelerini de mutlaka gözden geçireceğim :)
               Şimdilik yorumlarım bu kadar. Güzel bir gün geçirmişsinizdir umarım... Beklerim yorumlarınızı...

7 Ağustos 2018 Salı

YENİ


     
         Yeni... Basit, kısa ama etkili bir kelime. Benim için de yaz mevsiminde deneyebildiğim kadar alışkanlıklarımı bir kenara bırakarak, aslında önyargılarımı kırarak yeni ürünler denemek anlamında. Keşif denildiğinde çevremdeki insanlar benden biraz daha cesur; kimi zaman onların da yönlendirmesiyle kendi setlerimi kırıyorum sanırım...
                                                                     
Summer of Love Triple baked Bronzer/I HEART REVOLUTION normal fiyatı 40 TL idi sanırım. Ancak indirimden almıştım (20 TL)ben. Haziran ayında özellikle Ramazan Bayramı sonrası düğünler için almıştım. Hayatımda bronzer-aydınlatıcı çok fazla kullanmadığım için özel günler için denemek için almıştım. Bir arkadaşım çok memnun olduğunu söylemişti. İndirimde olduğu için bence denenmeli derken aslında memnun kaldım bence. Uzun süre dayanmasa da hemen uçma gibi problemler olmadı. Kutusunun tatlılığına diyecek söz yok. Aydınlatıcı olarak kullanmak biraz daha sıyrıldı benim için. Buğday tenli bir insanım yaz ile birlikte ten renginde biraz daha değişiklikler olsa da kullanılabilir bir ürün olduğunu düşünüyorum. En açık ton benim için daha kullanılabilir. Değişiklik güzel olsa da yavaş yavaş en sade olanı kullanmak daha bana göre. Ama ışıltı sevenler mutlaka bir baksın derim.

 Pink by Pure Beauty So Blur Cream vaat ettiği özellik; cilt tonunu düzenleyerek, gözenekleri düzgünleştirir. Kısa sürede gözeneksiz, nemli ve ışıltılı bir görünüm sağlamaya yardımcı olur. Pembe ve siyah renk uyumu ile dikkatimi çeken bu ürün de bir cesaret diyerek aldığım üründü. Pure Beauty BB ve CC creamlerini kullandığım için çeşitlerine bakarken markanın almayı tercih ettim. 28 veya 27 TL gibi bir fiyatı vardı aldığımda yine indirimden mayıs ayında almıştım :) Başlık kısmının çok kullanışlı ve tatlı olduğunu söylemeliyim. İlk kullanımda beyaz gelebilir. Beyazlık etkisi cilt ile özdeşleştiğinde daha güzel duruyor. Karma cilde sahip olan birisi olarak cildimde ağırlık hissi olmadı. Küçük kızarıklıkları da kapatıyor. Kokusu hafif, baskın değil. Bazı günler fondöten kullanmak istemediğinizde sadece bu ürünü kullanıp çıkabilirsiniz. Gözenekleri kapatma vaadi biraz ortalamanın çok hafif üstü ama küçük problemleri olanlar için güzel, etkili bir ürün.
            Ağustos ayı biraz hızlı mı geçiyor nedir? :) Yorumlarınızı beklerim....

5 Ağustos 2018 Pazar

HİKAYE FOTOĞRAFI

             Efsane sever misiniz? Daha doğrusu hikayesi olan herhangi bir şey sizin için önem arz eder mi? Çocukluğa dair küçük bir kutu, geçen yıldan kurumuş bir çiçek veyahut bir müzik kutusu... Geçen yıl doğum günümde arkadaşımın hediyesi adım ve soyadım yazılı bir dolma kalemdi. Çok mutlu olmuştum. Her yıldan geriye kalan anlamlı notlar yaşlanmamın tebessüm sebebi olacaklardı. En azından şimdiye kadar inandığım güzel bir nokta oldu.
            Bu göle baktığımda gördüğüm Adana'nın yansıması garip bir tebessüm hüznü doğuruyor. Eski bir şehrin dinlenme güzergahı gibi. Kalabalık değil; yalnız ama ıssız değil. Belki de halinden hoşnut. Yeşilliklerin arasında huzurlu. Her bir eşyanın dili olsa kim bilir ne şikayetler ederdi. Ancak bu manzara da şikayet yok. Dinlence var... Hiçbir efekte gerek kalmadan maviliğinin ötesinde bulutlara uzanıyor. Dünyanın hala kullanılan en eski köprüsü Taş Köprü'nün oldukça gerisinde. Ağustos ayının yeri bende ayrıdır. Toprağın kokusu, havanın rengi, sarı ile kahverenginin en güzel tonlarını görebileceğimiz bu ay sonbaharı yakınında taşımasına rağmen gururludur. Pek pas vermez sonrasına. Sıcağı yaktıkça akşamın güzelliğini hatırlatır birer birer. Eskiden yaz kokusu denildi mi aklıma yasemin çiçekleri gelirdi. Yasemin kokusu gecenin gizli kahramanı olarak umulmadık bir şekilde rüzgara iletirdi.
           Hafta sonu manzaralı bu fotoğrafı kalabalık bir sofradan geriye kalan.Tek başıma izliyor olsaydım bu manzarayı kulaklarımda bir müzik olmasını isterdim. Şu sıra bıkmadan dinlediğim SAAD LAMJARRED/ CASABLANCA şarkısı olmasını tercih ederdim. Sanırım tam bir yaz şarkısı dinlerken istemsizce eşlik ediyorsunuz. İlk dinlemeden sonrası tam bir alışkanlık.
       Şimdiden güzel bir hafta olsun... Beklerim yorumlarınızı....:)

2 Ağustos 2018 Perşembe

ÜÇ DAKİKA


 
Üç dakikada bittiği belirtilen Denebunu Surprise Sephora kutusu kendime ben de inanamadım bana çıktı. Normalde bu tarz sürprizler beni bulmaz. Arkadaşlarım şansız olduğunu söyleme aksine şanslıyım demelisin ki şans seni bulsun der. Haklılar sanırım. Kısır bir döngüye insan bazen kendini hapsedebiliyor.
Gelelim bu güzel kutuya öncelikle belirtmek istiyorum. Kutu tasarımına bayıldım. Özellikle açılımın kolay olması kırmızı detayı beni çok mutlu etti. Kutu içerisinde yer alan maskeler orijinal boy idi. Göz makyaj temizleyici, maskara, ruj deneme boyu idi. Hepsini en azından bir kez kullandıktan sonra yorumlamak istedim.
 
Sephora Collection Yeşil Çaylı Göz Maskesi
Önce dinlendirir, sonra ön plana çıkar! Şimdi yeşil çay etkisi ile gözlerin her zamankinden daha canlı!
Yeşil çay kokusunu seviyorum. Bu maskeyi açar açmaz güzel bir koku gelir sanmıştım ama belirgin bir koku gelmedi. Beni tanıyanlar bilir :) güzel kokusu olan ürünleri ayrı bir seviyorum. Bu arada göz maskesi ilk kez kullanıyorum. Çok yorgun olmadığım sürece belirgin siyah göz altı torbalarım yok. Ancak kapatıcı öncesi nemlendirme yapmam gerektiği çok söylendiği için bu maskenin nemlendirme süresinin uzun sürmesi hoşuma gitti. Yüzümü yıkadıktan sonra nemli hissi gidecek sanmıştım ancak nemli his biraz daha devam etti.

Sephora Collection Lotus Çiçeği Özlü Yüz Maskesi
Kendine zaman ayırma vakti! Sadece 15 dakikada cildini şımartmaya hazır ol!
İşte aradığım koku bu diyerek açtım. Bu maskenin artı yönü özellikle belirtmek istiyorum. Tamamen yüze göre boyutu. Garnier gibi bazı markaların yüz maskeleri oldukça büyük. Göz, dudak gibi açıklıklar dengelenmiyor. Bu maske bence kış maskesi. Kış mevsiminde cilt normalde olduğundan daha kuru olduğu için bence nemin emilimini kolaylaştıracaktır. Karmadan yağlıya dönük cilt tipim var. Benim cildim için emilim çok kolay olmadı. Yapış yapış gibi bir his öncelikle hoşuma gitmedi. Aradan beş dakika geçtikten sonra o his yavaş yavaş geçtikten sonra cilde verdiği yumuşaklık ve beyaz görünüm hoşuma gitti. Ancak yine de yaz mevsimi için uygun bir maske olduğunu düşünmüyorum.

Sephora Collection Cream Lip Stain Always Red
Her trendy kız gibi bundan sonra senin de tercihin 50 mat ve 20 metalik olmak üzere toplam 70 renkten oluşan Sephora Collection Lip Stain serisi! Bu kırmızıyı yanından ayırmayacaksın.
 Mini boy olduğu için en çok fazla kullanım şansı olduğunu düşünmüyordum. Ancak bir kez çok hafif sürmeme rağmen renginin kırmızılığına inanamadım. Mat bitişli olması ve kalıcılığı mükemmel diyebilirim. Sadece tercihen bu kadar belirgin renkler kullanmıyorum. Dudak rengi tonları ve canlılığı daha doğal veren renkleri seviyorum. Fakat kırmızı rengi sevenler mutlaka denemeliler.

Sephora Collection Outrageous Extention Maskara
Kirpiklerin artık uzun, yoğun ve hacimli! Konik uçlu fırçası ile bu yeni maskaranın etkisine inanamayacaksın!
Normalde kirpiklerim kalın ve gür olduğu için alt kirpik maskarası kullanıyorum. Tek kat sürüyorum günlük kullanımda. Özel günlerde ise biraz daha fazla.
Bu maskara vaat ettiğini veriyor. Kirpiği yoğun ve dolgun gösteren bir yapısı var. Kalın uçlu fırçaya sahip.

Sephora Collection Göz Makyaj Temizleyici
Göz makyajı temizlemek hiç bu kadar keyifli ve kolay olmamıştı. Bir sonraki makyajın için heyecanlanmaya başlayabilirsin.
Bana gelen bu kutuda aşina olduğum tek ürün göz makyaj temizleyiciydi. Hatta ilk göz makyaj temizleyicim Sephora göz makyaj temizleyici idi. Gözleri yakmayan ve kolaylıkla ağır göz makyajları dahi çıkaran bu ürünü özlemişim. Tatilde iken nadiren makyaj yapınca yanında ebat olarak büyük temizleyiciler taşımak istemiyorum. Tatil boyları ürünleri de büyükleri bitmeden satın almıyorum kimi zaman. Böyle olunca benim için güzel oldu. Bitene kadar yanımdan ayırmam muhtemelen....

Şimdilik yorumlarım bu kadar... Umarım güzel bir tatil geçiriyorsunuzdur. Temmuz benim için biraz uzun sürdü sanki. Ağustos ise çok hızlı geçecek gibi. Zaman içinde bulunan dilimde bir kum saati hissinde iken ardıma dönüp baktığımda görüyorum ki durduramayacağım bir tren gibi. Bu yüzden daha fazla gülümsemeli insan diyorum.
                Bekliyorum yorumlarınızı....