halide edip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halide edip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2018 Salı

KALP AĞRISI

 
 
Kalp... Dört harfe sığamayan kocaman bir dünya sanki. O dünyada hüzünler, mutluluklar, üzüntüler ve kırgınlıklar var. Milyon tane kelime sıralanabilinir hatta şikayetlerin sonu gelmeyebilir kalp hakkında. Kalbin güzelliğini de yorgunluğunu da dile getirmek çok zor değil. Önceliği ona verip akıl ile olan arkadaşlığını engellemediğimiz sürece.
Geçen haftalarda Zeynep arkadaşımız bir kitap bir kart etkinliği başlatmıştı. Bloğunu buraya tıklayarak ziyaret edebilirsiniz. Çok mutlu olduğum bir etkinlik oldu. Kitaplar özel hediyelerdir çünkü. Kalp yolunda aradan yıllar geçse de o kitabın hikayesini sana hediye edenle birlikte hatırlarsın. O hikaye anı kutusunun kıymetlisidir.
Düş tasarımcısı bloğunun sahibi onunda bloğunun adresini buraya bırakıyorum, harika notlarla birlikte Kalp Ağrısı kitabını bana gönderdi. Notlar için ayrıca teşekkür ediyorum. Gelir gelmez hemen kitabı okumak istedim. Halide Edip; Sinekli Bakkal, Mor Salkımlı Ev, Handan  kitaplarını okusam da Kalp Ağrısı kitabını okumamıştım. Demek ki bu kitabın okunma zamanı bu zaman dilimiymiş.
Halide Edip benim için biraz kafası karışık yazarlardan. Konuyu bir türlü toparlayamasa da hatta A noktasından başlayarak Z noktasına vurgu yapsa da seçtiği konular ile karakterlerin duygu dünyasını yansıtması ile bir şekilde evet okumalıyım dedirtiyor. Genel yorumum bu şekilde idi. Ancak Kalp Ağrısı kitabı ile genel kanımı kırdı. Konu bütünlüğünü sağlamış doldurulması gereken boşlukları okuyucuya hissettirmiş ve evet devamı gelecek demişti sanki.
 
 
 İlk kez 1924 yılında yayımlanmış bir aşk romanı imiş. Yılını gördüğümde zaman devir daim yapıyor dedim. Belki de aşk problemleri daima dönen bir çember gibi olacak. Aşkın zaman dilimi yok. Devir problemleri olsa da temel de aynı. Korkular, güvensizlikler ve fedakarlıklar. Kitabın ana kahramanı Zeyno eğitimli oldukça akıllı 25 yaşında bir genç. Hikaye de babası ile konuşmaları ile başlıyor. Geriye dönüşten ziyade babası ile sohbeti sırasında anlatım başlıyor. Zeyno, Saffet adlı bir doktorla nişanlıdır. Saffet onun için güvenilir bir sığınak belki de anlayış kelimesinin vücut bulmuş hali. Zeyno'nun en yakın arkadaşı Azize ise Zeyno'nun deyimiyle güzelliğiyle bir bebek gibidir. Oldukça kıskanç bir kişiliği olsa da. Hasan ise Anadolu'dan gelmiş bir asker Azize'nin kuzenidir. Hikaye bu dörtlü arasında olsa da karakterler ilerleyen bölümlerde artacaktır.  

 
Zeyno'nun diğer kızlara kıyasla güzelliğini vurgulamaktan çok sadeliği ve çekiciliğiyle dikkat çekmesi Hasan ile yakınlaşmaları ile devam eden hikaye; tatsız olaylar neticesinde yarım kalacaktır. Hasan karakterini tanıdıkça da yarım kalması iyi olmuş dedirtiyor. Özellikle Azize'nin Hasan'a olan tavırları aşktan çok saplantıyı akıllara getirmekte. Zeyno'nun güçlü ve dirayetli olması daha kötü olayları meydana getirmeden onu kurtarıyor. Azize'nin tüm şımarıklığı ile Zeyno'ya attığı mektuplar bana biraz Handan kitabını hatırlattı. Yarayı bilmiyormuşçasına kanatmak başka sorunlardan bahsederken bile aslında can acıtmak Azize için üzülmemi sağladı. Bir rüyanın gerçekliğine değil de rüya kısmında kalmak onu da illa ki yormuştur.
Karakterleri anlamak için karakterlerin tuttuğu günlükleri daima sevmişimdir. Zeyno'nun tuttuğu günlükler de olaylara değişik bakış açılarıyla bakmayı sağlamakta. Saffet... Bir uzman görüşü gibi yer yer güven duyulacak iyi bir insan olduğu vurgulansa da çoğu kısımda diğer karakterlere olan itinası ile kaybeden o oldu. Zeyno ise bambaşka bir yol seçerek okuyucuyu şaşırtmakta.
İyi okudum dediğim kitaplardan oldu bu kitap. Sevmeyi şu cümleyle alıntılayarak yazarın gözünden aktarmak istedim:
"Siz hiç kimseyi sevmeyeceksiniz, fazla ve karışık düşünüyorsunuz. Sevmek kafa ile, düşünme ile değildir. Sevmek... Sevmektir işte !"
Güvensizliğin, tek taraflı aşkın sadakatin ruh halleri üzerine okunması gerekilen kitaplardan...
Yorumlarınızı beklerim. :)