26 Kasım 2018 Pazartesi

SORU MU CEVAP MI?

 
Başını kaldır, yukarı bak! Ayrıntılar zihninde bambaşka bir hayale açılsın...Bu fotoğrafı çekerken bu cümle yankılanmıştı zihnimde. Her fotoğrafın kendine has hikayesi ve o hikayenin her bir insanda farklı bir yansıması var.
Sevgili düş tasarımcısı beni bir mime davet edince hemen yapmalıyım dedim.  Keyifli bir mim yapmış okumak isterseniz diye linkini bırakıyorum.
 
 
 
1.Sihirli değnek elinizde...İlk olarak ne yapmak isterdin?
 
Beş yıl sonraki halimi görmeyi çok isterim. Sihirli değneği zamanı ilerletmek için kullanmak olur yapacağım ilk iş.
 
2.Hangi çizgi film karakteri olmak istersin?
 
Ay Savaşçısı çizgi filminde Mars Savaşçısı. Sanırım biraz da o karaktere benziyorum. Benzerlik mi ilgimi çekti bilmiyorum ama sırf onun için izlerdim. Okul dönüşlerinde TRT-1 de hatırladığım kadarıyla öğleden sonra 3- 3.30  gibi yayınlanırdı. Bittiğinde o kadar çok üzülmüştüm ki...
 
3.Geçmişi değiştirme imkanın olsaydı neyi değiştirmek isterdin?
 
Sanırım üniversite için Sayısal, EA, Sözel sınıfları belirlendiğinde sözel sınıfında olmak için cesur konuşmalar yapıp ailemi ikna edebilmeyi isterdim. On beş yaşında gelecek için çok önemli bir karar olduğunu farkında olamayabiliyor insan. Bu yüzden seçimlerde yüzde doksan ailenin etkisi oluyor. Büyük bir pişmanlık oldu benim yaşamımda bu konu...
 
4.Tarihte hangi zamanda hangi olayın içinde olmak istersin?
 
Tarihin en önemli olaylarında gözlemci olarak bulunmak isterim. Tarihi, dönemin hikayelerini dinlemeyi çok sevsem de 60'larda yaşamayı çok isterdim. Olay kısmı bir yana 60'lar moda açısından çok ilginç ve zarif bir dönemi yansıtıyor. Alışkanlıklar yeni yeni duyulan müzik türleri ile bambaşka bir dünya sanki.

5.Görünmez olmak mı yoksa insanların düşüncelerini okumak mı?
 
İnsanların düşüncelerini okumak gereğinden fazla bir yük gibi geliyor. Daha çok kırgınlık veya hüzün gibi... O yüzden görünmez olmayı dilerdim. Belki Harry Potter kuşağından olmanın da verdiği bu durumdan da kaynaklı olabilir kendisine miras kalan görünmezlik pelerine çok imrenmiştim. Görünmez olmak daha eğlenceli sanki.
 
                          6.Bir ünlü ile tanışacaksın, kim olmasını istersin?
 
       Hugh Grant... Notthing Hill hayranı olarak aslında oradaki karaktere hayran olan birisi olarak onunla tanışmayı çok isterdim.
 
                              7.Eğer insan olmasaydın ne olmak isterdin?

         Rüzgar olmak isterdim. Sıcak bir şehirde yaşıyorsanız, rüzgar çok değerli oluyor. Onun yolculuğu benim için biraz fazla...Bir kitapta okuduğumu düşündüğüm bir paragraf aklımda kalan; "Rüzgar; gecenin sırrını saklayan vefakar dost. Karanlık yerini güne bırakırken kim bilir sen hangi diyara yolcusun..."
 
Bu mimi okuyan herkes yapmalı bence ;) Yorumlarınızı beklerim...

23 Kasım 2018 Cuma

ALTERNATİF MUTLAKA BAKILMALI

 
Yağmurlu bir sonbahar-kış vaktinden selam olsun... "Yaz vakti insan serinlemenin yolunu bulur ya peki kış öyle midir? Soğuğu hiç sevmem..." Bu cümle zihnimde yer edinmiş. Kasım ayı son haftasına da yağmurlu girecek gibi. Yağmurun usul usul kendi halinde yağması bir yana üşümeyi sevmiyorum sanırım. Her mevsim kendine has özellikleri barındırsa da Aralık bakalım nasıl geçecek? Bu merak yaşatıyor insanı...
Hafta sonu umarım hepimiz için bol kahkahalı ve hayat dolu geçer dileğini bir köşeye koyarak yazıma başlayayım. Bu ara bitenler bölümünden çok tekli bir şekilde sevdiğim, bir daha alacağım ya da kesinlikle almam, olsa da olur olmasa da ürünlerini paylaşmak istiyorum.
Soft and Gentle care roll-on Gratis'te bir indirim vakti gidip aradığımı bulamadığım sırada sıfır alüminyum içerir yazısını görünce denemek istediğim bir üründü. Küçük bir indirimi de vardı. Ancak ne yazık ki beklentimin altında kalması bir yana etkisi alüminyum miktarı gibi sıfır olan bir ürün oldu. Kokusu hafif aşırı hijyen kokularını sevmeyen birisi olarak dikkat ederek almıştım. Yalnız kalıcılık sıfır olması bir süre sonra rahatsız edici bir hal alması, vücudun normal koku dengesini bozduğunu düşünüyorum. Normalde roll-on, deo, parfüm üçlüsü şeklinde fazlasıyla koku hassasiyeti olan birisi olarak özellikle bu üçünün de koku uyumuna dikkat ederim. Sanırım benim bu dikkatim sayesinde dışarı pek fazla yansıtım olmadıysa da kullanım sonrası sizin hissettiğiniz etki kesinlikle bu ürünü almam bir daha dedirtti. Kış zamanı insanın terlemesi daha az olduğu bir dönem olmasına rağmen kaldıkça kokusunun daha bir değişik hal alması ile anlam veremediğim bir ürün oldu. Daha doğal katkı maddesi az ürünler kullanmaya çalıştığımız şu zaman diliminde hayal kırıklığına uğratan bir ürün oldu. Alternatif başka ürünlere bakmanızı tavsiye ediyorum. Hatta alternatif başka ürün tavsiyeleriniz varsa yorumlarınızı beklerim...
 

20 Kasım 2018 Salı

ESKİ BİR SOKAK SESİ

 
               Eski bir sokak sesinin özlemini duyacak kadar yaş aldım mı sahiden? Otuzlu yaşlarıma daha var ama zaman ne çabuk değişiyor. Sokakta oynadığımız zamanlar; okuldan dönüşte Ay Savaşçısı izlediğimiz günler çabuk geçmiş. Bu ara kafamı toplamak için kitap okuyorum. Kitaplar hüzünlü zamanların en güzel kaçış yolu benim için. Bir süreliğine dahi olsa başka bir dünyaya girmek, düşüncelerimi toparlamak için bana gerekli enerjiyi veriyor. Hele ki kış ben geliyorum yağmurlu havaları da benimle beraber getiriyorum derken...
      Sevinç Çokum çok sevdiğim bir yazar. Paragraf aralarında düşüncelerimin sesini duyar gibi olduğum bizden yansımalar taşıyan hikayeleri olan bir yazar. Ağustos Başağını satır satır ezberlerken farklı kitaplarının da yeri ayrı tabi.          
      "Eski Bir Sokak Sesi' nde Sevinç Çokum' un 1972-74 yılları arasında yayımlanan ve çok sevilen ilk öykü kitapları Eğik Ağaçlar ve Bölüşmek bir araya geliyor. Yazarın yaşanmışlıklardan seçtiği çizgiler ve gözleme dayalı renklilik ve bu öykü dünyasının özellikleri... Kitapta şehir dokusu ve insani değerleri bakımından farklılaşmaya başlayan İstanbul dekoru içinde dayanışmalar ve kırılışlar incelikli bir üslupla sergileniyor."(Tanıtım yazısından)
            Bu kitap içerisinde birçok hikaye barındırmakta. Yazarın samimi ve sıcak üslubu hikayelerin gerçek bir yaşamdan sanki çocukluktan kalma bir alışkanlık gibi anneannenizin evinin bulunduğu apartmansız limon bahçelerinin kokusuna karışan bir reyhan gibi. Her bir hikaye etkileyici bir özet ile başlar gibi birkaç cümle ile giriş yapılmış hemen sağ üst köşeye. Sonrasında başlayan kelimeler ile baharı da, düşünceleri de canlı bir şekilde hissediyorsunuz. Özlemler ayı aradan geçen zaman da hissedilen duygular ölmez. Duygular yaşar; düşünceler ise kalpteki o sıcaklığı arar sözünü akıllara getirmekte. Not aldığım alıntılardan birkaçını paylaşmak istedim. Bence okumayı isteyebileceğiniz güzel kitaplardan...
 

"Eskidik…Bizimle birlikte; hayaller de eskidi. Eskimeyen sevgiydi."

"Hep böyle derin uçurumlar mı olacak insanlarla aramda? Ben neredeyim? Hangi yolun başındayım ya sonunda? Belki bir ağaç devrilmiştir yolun üstüne; geriye dönemem, ötelere gidemem."

"Başlangıçlara karanlık çöküyor.
Sonlar neden aydınlık?"

17 Kasım 2018 Cumartesi

OTACI GÜL KÜRÜ KREM YORUMLAMASI


(Normal ve Kuru ciltler için yoğun besleyici krem)

      Her Mayıs, Isparta'yı bir telaş sarar. Sabahın ilk ışıklarıyla gül bahçelerinin yolunu tutan çiftçiler, ''Rosa damascena"olarak bilinen gül çiçeklerini Bandırma'daki fabrikamıza yollamak üzere tek tek elleriyle toplarlar. Damıtılan güllerin saf yağlarının ve özlerinin en doğal halleri Otacı Gül Kürü'nü oluşturur.

          Güzel bir tanıtım olduğu için direkt aktardım. Otacı serisinin Gratis'e geleceğini duymuştum. Geliş fiyatı açısından biraz pahalı olduğunu düşünsem de bu kremi denemek istedim. 40 TL gibi bir fiyatı vardı. Ancak serinin diğer ürünleri daha pahalı ...

 Özellikleri ise;

       Parlak ve taze bir cilt için yüzünüze ve boynunuza  sabah-akşam uygulayacağınız Otacı Gül Kürü Yüz ve Boyun Kremi  doğal gül yağlarıyla cildinizi nemlendirir ve besler. UVA filtresi içerir ve zararlı güneş ışınlarına karşı cildinizi korur.

Kullanım şekli: Nemlendirmeye yetecek miktarda, göz çevresi dışında, yüzünüze ve boynunuza uygulayın.

İçeriğinde ;

*Saf zeytinyağı
*Sea yağı
*Doğal kozmetik standartlarına uygun sertifikalı bileşenler 

Olmayanlar 
*Boyar madde, sentetik esans, aroma, paraben, mineral yağ ve hayvansal madde...

   Bir haftadır kullanıyorum bu kremi. Kış kremi olarak sevdim. Yaz dönemi ile kış arasında cilt soğuk havaya karşı oldukça farklı tepkiler gösteriyor . Bu kremin cildin rahatlatıcı özelliğini sevdim. Kokusu ise bildiğimiz gül kokusu . Mucizevi bir etkisi var mı ? Hayır ama günlük bakım kremlerinde kullanabileceğimiz bir krem. Alternatif daha uygun fiyatlı kremlere de bakılabilir. Biraz az gibi geldi bana çünkü. Son olarak yoğun bir krem elimizde küçük noktalar seklinde kullanabiliriz. 

Beklerim yorumlarınızı 😊 Güzel bir hafta sonu olsun hepimiz için 

13 Kasım 2018 Salı

HAYATI YAKALA

 
Nasılsın? Bu soruyu bir klasik gibi soruyoruz. Alışkanlık gibi... Sahiden nasıl olduğunu merak ediyor muyuz; önemsiyor muyuz? Son zamanlarda gerçek bir samimiyet algısı üzerinde düşünüyorum. Nasıl ki samimiyet kelimelerle ifade edilmez cümlesine kısmen inansam da bazı kelimeler kalbe doğru koştuğundan duygular inciniyor. Hayatı yakalamak için kelimelerle başlayan düşünceler farklı bakmayı öğretiyor. Bakmak ile görmek arasındaki o çizgide daha bir tecrübeli yürütüyor.
Bir anda gelen kışa inat sonbaharın esintilerini de geride bıraktırmıyor. Bilmiyorum instagram hesabımı takip ediyor musunuz; fotoğraf çekerken gördüğüm en farklı detayları paylaşıyorum bu ara. Hayatın her bir anının değerini anlarken kaçırmamaya çalışıyorum. Zaman takıntısı olmadan, detaylardaki güzellikleri fark etmeye çalışıyorum.
Fotoğraf metroda sıkıldığım andan... Yansımayı yakalayabilir miyim derken yakalamışım. Metro çok kalabalık saatine ulaşmadan sakinken çok fazla kelimeye gerek olmadan yalın düşünüyor insan. Kasım apar topar geçiyor. Aralık ayı da bir göz açıp kapayana kadar geçecek gibi. 2019'un hepimize iyi gelmesine ihtiyacımız var bence. Yeni başlangıçlar ve yeni paragraf başları için... En çok da büyük harfle başlayabilmenin cesaretini tanıyabilmemiz için! Sizin için Kasım ayı nasıl geçmekte? Nasılsınız sorusunu içtenlikle soruyorum. Belki telaşlı belki yorgun belki de üzgün... Hangi kelime durumumuzu özetlerse özetlesin düşlerimiz gerçek olsun. :)
Bu ara Aamir Khan (Hindistan Haydutları) film müziklerinde takıldı kalbim. Neşeli bir şarkı dinlemek isterseniz eğer Suraiyya song tavsiye ederim.
Beklerim yorumlarınızı...

9 Kasım 2018 Cuma

BÜYÜK BLOG TAKİP ETKİNLİĞİ



           Güzel bir hafta sonu olsun hepimiz için... Bol kahkahalı, anılarımızın yadigar kalacağı hafta sonu günleri. Cumartesi günü pek bir sempatik gelip pazar günü ise pazartesi zamanının stresini yaşayanlardanım bende. Olsun her günün kendine ait bir karakteri ve güzelliği var. Öyle değil mi! Bugünkü yazım benim büyük blog takip etkinliği hakkında. Emekler vererek oluşturduğumuz blog yazılarımızın daha geniş kitlelere ulaşması yorumlar gelmesi öylesine mutlu ediyor ki! Büyük Blog Takip Etkinliği büyük bir güzellik; yeni bloglarla tanışmak ve bizim bloglarımızı da onlarla buluşturmak adına bu etkinlik kapsamında yapacaklarımız oldukça basit aslında.

   Buna göre:
 1. Öncelikle aşağıda linklerini paylaştığımız blogları tek tek ziyaret ederek, onları takibe alıyoruz. Eğer blogda takip bölümü yoksa, bu durumda e mail yolu ile abone oluyoruz.
2. Sonrasında takibe aldığımız bloglardaki "Büyük Blog Takip Etkinliği" paylaşımının altına, bu etkinliğe katıldığınızı, takipte olduğunuzu belirten bir yorum ile birlikte kendi linkinizi bırakıyorsunuz. 
3.Son olarak da kendi bloğunuzda "Büyük Blog Takip Etkinliği" başlığı altında, etkinliği anlatan bir yazı yazıyorsunuz. Yazının sonuna aşağıda görmekte olduğunuz linkleri de ilave edip ve en sonuna kendi linkinizi ekleyerek yazınızı paylaşıyorsunuz. 
 Kurallarımız bu kadar açık ve basit. Bu sayede takipçi sayılarımız artacak ve bloglar arası dayanışma sayesinde daha fazla kişiye erişip, arama motorlarında görüntülenme fırsatı elde edebileceğiz. 


      Bu etkinliğin herhangi bir son katılım tarihi yok. İstediğiniz zaman bu etkinliğe katılabilir ve blogger arkadaşlarınızı bundan haberdar ederek, katılımın artmasını sağlayabiliriz. Şimdiden herkese teşekkürler...

  Linkler:

https://www.lerzankaradan.com/  

http://kelebeketkisi39.blogspot.com/ 

http://neselisusevim.blogspot.com/ 

https://esratakim.blogspot.com/ 
http://yelizinkesifleri.com/ 

https://www.masalzehra.com/ 

https://beautypery.blogspot.com/ 

https://www.makyajliyorum.com/  

https://kadincada.blogspot.com/

https://melciblog.blogspot.com/2018/11/blogger-tansma-etkinligi.html

https://www.sosyalmedyakafe.com/

https://tanerkoc.blogspot.com/

http://renkliblogsayfam.site/

https://aylakeditor.blogspot.com

http://alevkaraca.blogspot.com.tr/

http://www.sosyalanneyim.com/ 

https://yesimlehertelden.blogspot.com.tr/ 

https://bahceperim.blogspot.com.tr/ 

https://dertlidostum.blogspot.com.tr/ 

https://camdandusler.blogspot.com.tr/ 


7 Kasım 2018 Çarşamba

KALP SESİ

 
Tek bir çözüm var mıdır, hayatta... İki artı iki dört eder peki bir artı üç dört etmez mi? Bilmiyorum sanki empati yeteneğimizi kaybettik sanki.  Düşünmeden konuşuyor, fikirlerimizin sabitliğinden vazgeçmiyoruz. Sonuca odaklı bir düşünce tarzında peki sonuca ulaşırken çekilen sıkıntıların değeri yok mu? Hayat bir matematik dersi değil farkındayım, gidiş yolundan puanı sonrasında tecrübe olarak alsak da... Durum bu şekilde! Bilmeyi de umursamıyoruz. Dinlemeyi unuturken en çok kalbimizin sesini dinlemeyi unuttuğumuzun farkında değiliz. Kaba konuşmayı dobralık, banka ATM sırasında dahi o sırada olmadığı halde sıraya en alakasız yerden girmeyi uyanıklık, kibar bir insanı da salak yerine koymayı hayat bu şekilde diyerek savunmak bu hafta bana oldukça ağır geldi. Özellikle de gözünün içine baka baka yalan söylemek için ruhun masumiyetini kilitlemek gerekir sözünü aklıma getirdi.
Bu hafta benim için oldukça hüsrana uğramış bir şekilde geçti. Fotoğraf ise hafta sonundan güzel anlar toplamında. Hayat elbette ki tek düze geçmeyecek bazen üzüntülü bazen mutlu ve bazen de hüzünlü. Şanslıyım ki kırgınlıklarımı insanlar hakkındaki şaşkınlıklarımı anlatabileceğim arkadaşlarım var. Yalana kimse tahammül edemez ancak pişkinlikle o yalana inandırılmaya çalışmak beni hala şaşırtıyor. Aslında iyi bir şey demek  ki alışmamışım hala yalan söyleyen insanlara. Hakkın geçmemesi için eğer ufacık dahi hak geçmişse; hakkını helal et sözü ne anlamlı bir cümle ah bir bilsek...
Can Atilla/Mum ışığında hayaller
Kulaklarım öylesine alıştı ki dinlemeye belki sizlerde seversiniz.

3 Kasım 2018 Cumartesi

ŞİİR FALI

Hafta sonu karmaşasında bir nefeslik mola. Eski bir alışkanlık şiir falı bakmak! Cahit Sıtkı Tarancı/ Otuz Beş Yaş bütün şiirlerinde bende şiir falı baktım. Falıma düşen şiir paylaşmak istedim. İnstagram adresime de koymuştum fotoğrafı uğramak isterseniz adresim...
                     YALNIZLIĞA DAİR
Can yoldaşın olmazsa olmasın ,
Yalnızım diye hayıflanmayasın.
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi;
Bir anne şefkatine müsavi;
Üç adım ötede deniz;
Dosttur ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara;
Ağaç yaprak verir sır vermez rüzgara.
Ve kış yaz
Dalda kuş eksik olmaz
Dağ başında duman
Yalnızlık nedir göreceksin öldüğün zaman...