16 Nisan 2016 Cumartesi

Kelimelerin Gücü

Hiç akan bir trafikte yolun ortasında durduğunuzu ve bir adım dahi atamayan vücudunuzu hareket etmesi gerektiğine inandırmaya çalıştınız mı? Sağınızdan solunuzdan geçen onca arabaya onca karmaşaya onca yalnızlığa rağmen kendi yalnızlığınızı duymaya çalışmanın yükü altında ezildiniz mi? Bazen hareket etmek için ne beklediğini düşünür insan... Tek bir adım kalmıştır fakat mecali yoktur. Böyle zamanlarda imdada bir kitap bir müzik ve yüzlerde bir tebessüm yetişir. İşte tüm gün aklımda kendisine yer edinen, okumak istediğim tek kitap beni kendisine çağırdı, ilk kez onu elime aldığım zamanki gibi. Çok uzun zaman önce değil... İki yıl öncesine uzanan bir kitap yolculuğu. İngilizceme uygun kitaplar ararken rafta ellerim Jane Eyre yazısında duraksamıştı. Orjinal halini okumak bir cesaretti sanki. Anlayamamaktan korkmadan almıştım. İlk kez okuduğumda şaşırmıştım. Beklentisizce aldığım bir kitap beni nasıl bu kadar etkileyebilmişti? Sonra bir kez ve bir kez daha okudum. Farklı zaman dilimlerinde. Kendimi çaresiz, dile getirmek istediklerimi dile getiremediğim zamanlarda kimi zaman da sadece okumak için elime alırken buldum bu kitabı. Sebepsizce aldığım gibi sebepsizce okuma hissiyatı... Charlotte Bronte'un karmakarışık hislerinin kitap üzerinde kelimelerle gezinirken dile geldiğini anlayabiliyor insan. Erkeklerin dünyasında yer edinebilmek için bir erkek adı kullanarak yazılar yayınlamak. Yazarlarla karakterleri özdeşleştirme alışkanlığım çocukluktan bana yadigar. Jane Eyre'in mücadele tutkusu yazarın takdir edilmesi gereken cesaretlerinin vücut bulmuş hali. Jane Eyre acısıyla, düşünceleriyle kendisine olan saygısı ile sanki her an benim karşımda.  Kitapta yer alan sadece bir cümle; sessizlik sinirleri sakinleştirir. Bu cümle ile tamamen bir zıt düşünce beni çekiyor. kendisine. Benim cesaretim de budur kim bilir. Kelimeler acıtsa da; sessizliktense kelimeleri sessizliğe tercih ederim. Arada tavsiye ederim. Bir yol kenarında kalabalıkları izlemenizi.... Sıklıkla yaptığım bir durum değil ama iyi geliyor. Düşünmeye, durgunluğunuzun sebebini anlamaya. Ciddi bir araştırmanın ilk sözlerini yazmam gerek. Haftalardır erteliyorum. Kısır bir döngü gibi. Bugün de elime bilgisayarımı bu yüzden almıştım aslında. Yazıma başlayamadan arka fondaki müzik değişiyor ve ben hangi kelimeyle başlayacağımı unutuyorum. Öğrencilikten kalan bir alışkanlıkla belki de müzik listemdekileri dinleyip yarına erteleyeceğim zorunluluklarımı. Gece gündüze karışırken belki dinlemek isterseniz... Kelimelerinize dokunan bir müzik....

6 yorum:

  1. Yazı güzel, gelecek yazı ise merak uyandırdı.. Bekliyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim😊 yorumlarinizi her daim beklerim

      Sil
  2. Bloğunuza her gelişimde huzur buluyorum..

    YanıtlaSil
  3. Bu nasıl bir anlatış öyle yaaa... kelimelerin gücü aslında bu olsa gerek :)

    "Kendimi çaresiz, dile getirmek istediklerimi dile getiremediğim zamanlarda kimi zaman da sadece okumak için elime alırken buldum bu kitabı. Sebepsizce aldığım gibi sebepsizce okuma hissiyatı"

    YanıtlaSil
  4. Yorumlarınız için teşekkür ederim...😊

    YanıtlaSil
  5. Müzik çok hoş, bu ilhamla ben de yeni bir posta baslayayim

    YanıtlaSil