25 Mart 2019 Pazartesi

DÖNÜŞÜM


      "Bir pazarlamacı olan Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendisini yatağında büyük bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Odasına baktığında her şey normal göründüğünden olanları unutmak için uykusuna geri dönmeye karar verir. Yan dönmeye çalışsa da, yeni vücudundan dolayı bunu yapamayacağını fark eder..."Kısa tanıtım yazısından...

          Kafka'nın okuduğum ikinci kitabı Dönüşüm! İlk kitabı Milena'ya Mektuplar... Yazarın kendi hayatı ile eserleri arasındaki bağın düşsel gerçekliğinde oldukça anlamı bir kitap. Belki bir solukta okumak istemeyeceğiniz ancak sayfalarında durdukça kalbinizle aklınızı hayatın kefelerine koyarak karakterlere yorum yapacağınız bir yolculuk sizleri bekliyor.

       Sıkça seyahat etmesi gereken satış elemanı Gregor'da görülen derin bir alışkanlık... Babasına kendisini ispatlamaya çalışırken evin tüm yükü onun omuzlarında hayatın düzenine alışmıştır. Beklenti içerisinde değildir hatta yer yer neden sorusunu sormadığını ben sordum. Bu kadar sizi önemserken neden beni bu şekilde kabul etmiyorsunuz... Bu soruyu sormuyor Gregor. Babasının iflası sonrası hiç dokunulmayan Gregor'un biriktirdiği maaşı ile küçük bir hayat kurulabilecekken; Gregor'un kız kardeşi için tasarruf edip onu konservatura gönderme düşüncesinin hassasiyetinde Gregor bir böcektir. Öncesi yoktur sonrası içinse Gregor'un bu durumu sadece bir külfettir. Yer yer üzüldüğüm, aileyi anlamayı düşünsem de başka türlü de davranılabilirdi cümlesini sıklıkla tekrar ettiğim bir yağmurlu mevsim kitabı :) Kafka'nın babası ile sıkıntılarından doğduğu söyleniyor bu kitabın.... Yazımı bir alıntı ile bitirirken beklerim yorumlarınızı...

     "Biraz daha uyusam bütün bu olanlardan kurtulabilir miyim?"(Dönüşüm)

20 Mart 2019 Çarşamba

BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU

BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU

        Bahar geldi mi, bulunduğunuz şehre? 
Bugün Adana 23 derece idi... Geçen hafta yağmur bahardan bir parçaydı sanki. Mevsimlerin en renklisi ve belki de en tatlı zamanı; bahar... Gün boyu süren bir çeşit gün ve gece kovalamasında sıkmayan, kırmayan, üzmeyen ve umut dolu bir mevsim! Bu ara okumayı ertelediğim tüm kitapları okumaya başladım. 

         Sanırım hayatın molalarını anlamlı değerlendirme zamanı... Gelelim kitaba;Platonik bir aşk öyküsü... Popüler kitaplar acaba abartılıyor mu derdim ama yanılmışım. Okumaya başladığım an ara vermeden okuyup bitirdiğim etkileyici yer yer sorgulayıcı olduğum bir kitaptı... Bu kitap hakkında notlarım oldukça fazla.  Klasik ancak etkileyici bir paragraf not aldım hemen;

       "Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bit taşa basarcasına üstüme basan, hep ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyişi içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?"

     Kitabın kahramanı yazar R, yoksa bilinmeyen bir kadın mı? Bir mektup ile hayatınızdaki büyük boşluğun farkında olabilir misiniz? Bir gün hiç ummadığınız anda nasıl bir boşlukta yaşadığınızı fark etmek... Çok fazla cevaplanması gerektiğini düşündüğüm sorularla ve üç noktalarla dolu bir kitaptı benim için. 
Bilinmeyen kadın ise gerçekten mi; aşkının farkında bile olmayan birisi için tüm hayatınızı bir mektuba sığdırabilir misin? sorularını biraz anlamaya çalışarak biraz da kızarak sorduğum karakterdi. Mektuptan anlaşıldığı üzere henüz çocuk sayılabilecek bir yaşta hayatınız belirli bir alışkanlıkla devam ederken farklı bir pencerenin açılması ile bir rüyada bulunduğunu sanmak.
 Yan komşusu olarak gelen yazar, yaptığı yolculuklarla, yardımcısı ile alışkanlık diyarına gelen hareketlilik. Bilinmeyen kadın, yazarın tavırlarından oldukça etkilenirken adeta takıntı haline getirdiği bir aşk rüyasına kapılır. Üzülür, yazarın hayatını ezberlerken mutlu olur; sever... Yazar farkında bile olmaz. 
Aradan yıllar geçer; bilinmeyen kadının fedakarlığı ile aynı sokakta yeniden karşılaşırlar yine tanımaz. Binlerce kez geçse yine tanımayacaktır. Ve bir gün pes etmeyen bilinmeyen kadın yazarla bir gün geçirse de bir beyaz gül anısı ile tanınmadan ayrılır. Yazara her doğum gününde 
gelen beyaz güllerin sahibi bilinmeyen kadındır. Aslında bilinmeyen kadının mektup yazma sebebi ise biraz tahmin edilebilir ve acı bir sebep. Bu sebebe rağmen yazılan sözcükler; adeta sinir harbi yaratabilir okurken.Notlarım; 

"...ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur..."

"Fakat kim? Kim şimdi sana doğum gününde beyaz güller gönderecek? O vazo boş kalacak; yılda bir kez de olsa 
etrafında dolaşan cılız nefesim de yok olacak..."

        Aşk defalarca anlatılsa, binlerce sayfa yazılar yazılsa; hikayelerin hikayesi anlatılıp bir masal olsa da karşılıklı olduğunda güzel sanırım. Yazarın tavrı; duygusal açıdan tezatlıklar ve bilinmeyen 
kadının bitmeyen hayranlığı, asla suçlayıcı olmaması ile okunması için tavsiye edebileceğim kitaplardan... Beklerim yorumlarınızı...

12 Mart 2019 Salı

MEVSİM KARARSIZLIĞI

BEYONCE HEAT

             Aynı gün içerisinde dört mevsim yaşama mevsimi Mart... Bahar mevsiminin ilk ayı olan bu ay şu sıra bulutlu; güneşi ise biraz çekingen. Ama bu ayı seviyorum. Kış mevsiminin ağırlığının kalkacağına dair umutlu ve biraz da meşgul bir ay. Çünkü izlemek istediğim filmler, okumak istediğim kitaplar ki gelmek bilmeyen kargolar :( ve gitmek istediğim yerler var. Evgeny Grinko konseri bunlardan biriydi ama kısmet olmadı. Türkiye Turu kapsamında Adana'ya gelmesi; sevdiğim bir arkadaşımın hatırlatması ile haberim olsa da gidemedim. Oysa Jane Maryam Şubat ayı boyunca dinlemekten vazgeçemediğim sözsüz rüya idi. Eğer dinlemediyseniz tavsiye ederim. Garip bir hüzün barındırsa da bana iyi geliyor. Şu sıra yazmak ve izlemek en iyi seçenek. Konuşsam da işine gelmeyecek nasılsa kelimelerime yazık diyebileceğim çok durum var.
     Yine de değişimin oluşturduğu yenilenme zamanı :) Bitenlerin yerine yenisi gelmeli. Beyonce Heat parfüm deodorant roll-on; deodorant parfüm üçlüsünde sevdiğim bir koku oldu. Farklı kokulardan şekerli ve biraz baharatlı ancak kalıcı kokuları seviyorum. Yıllardır Cecile serisinden vazgeçmememin aslında bu. Ağır bir koku değil ancak kalıcılığı desteklemelerle iyi. Antonia Bandares serisi (Kalıcılığı çok iyi)ve Yves Rocher Tendere Jasmin alışkanlığımın en güzel köşesinde.  Yasemin kokusu bana yazı hatırlattığı için kullanmayı seviyorum. Ancak günlük kullanımda Beyonce Heat ürünü sevdim. Genel olarak fiyatı 25 ile 35 arasında ama ben 20 liraya almıştım. Gratis'te satılmakta bu ürün. Etkili, tatlı ve güzel bir kokusu var. Cecile diva ile karıştırarak kalıcılığını artırdığım için kış süresince sevdiğim ikililer arasında yerini aldı. 
      Beklerim yorumlarınızı... İlkbahar hayatımıza güzel sürprizleri ile gelsin inşAllah...