8 Ocak 2020 Çarşamba

DOVE NEMLENDİRİCİ BAKIM SIRLARI

                                 
Ocak ayında daha çok paylaşımlar yapmayı istiyorum. Daha fazla yazı yazmak 2019 yılı her kadar istediği gibi geçmese de kullandığım ve sevdiğim benim için 2020'ye kalan ürünleri paylaşmak istiyorum. Dove beni şaşırtan bir marka. Sabunlarına çocukluktan aşina olsam da farklı ürünlerini de kullandım ki en beğendiğim ürünü de Dove bakım sırları deodorantı oldu.  

Ürün özellikler notlarım; 

  Dove Nemlendirici Bakım Sırları
*Hindistan çiçeği ve yasemin çiçeği kokuları
*alkolsüz
*Hint kadınlarının bakım sırlarından ilham alınarak geliştirilen Dove Nemlendirici Bakım Sırları deodorant, hindistan cevizi ve yasemin kokuları içeriyor.
Yasemin kokusu denildiği an bir adım benim için önde oluyor. Alkolsüz bir deodorant. Hindistan cevizi kokusu benim için belirgin gelmedi ki benim için güzel bir durum; karışım kokusunun kalıcılığı güzeldi. 48 saat terlemeye karşı koruma sağlar özelliğini yazın test etmek gerek ben sonbahar sonu bu ürünü satın almıştım. Yumuşak bir etki bırakıyor; nemlendirici etkisi olduğu zaten belirtilmiş ki bu özelliği başarılı. İndirimde 15 TL gibi bir fiyata Watsons'dan satın almıştım.İndirimde bakmanızı tavsiye edebileceğim ürünlerden.  
Güzel bir gün olsun hepimiz için... Beklerim yorumlarınızı. 
Instagram adresi @camdanduslerblog



3 Ocak 2020 Cuma

BREATHE MOVIE



Aşk... Tek kelime bütün kelimelere bedel midir? Kimbilir... Ocak ayında izlemek istediğim film listemde ilk sırada yer alan bu filmİ; izler izlemez yorumlamak istedim. Hemen filmden bir alıntıyla yazıma başlıyorum
"Çünkü sadece hayatta kalmak istemiyorum hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum..."(Robert Cavendish)
Not aldığım bu alıntı benim için iyi bir ders oldu. 


Gerçek bir hikayeye dayanan filmlerin yeri bende çok ayrı. Beğendiğim ve etkilendiğim filmleri mutlaka tavsiye ederim. Breathe film konusu ise; Robert Cavendish henüz 28 yaşında felç geçirir ve yalnızca yaşaması için birkaç ayı olduğu söylenir. Ailesi özellikle eşi Diana vazgeçmez. Tüm engellemelere rağmen eşini hastaneden çıkarır Diana... Robin'i azmi ile yaşamda kalması için cesaretlendirir. Literatüre geçecek bir hikaye ile tüm çocuk felci hastalarına da umut olurlar ve çocuklarını beraber büyütürler.
 Film Diana(Claire Foy) 'nın bir tablo gibi güzelliği ile başlar. The Crown dizisinde Kraliçe Elizabeth canlandırmıştı. Oyunculuğunu çok başarılı bulduğum bir aktrist. Andrew Garfield (Robin) neden bilmiyorum ayrı bir sempatim var. (Sevimli ve harika mimikler var :) 1 saat 58 dakikalık bu filmde hiç sıkılmadım. Evet biyografik bir hikaye var ancak hikayenin yaşatılması başarılı bunun yanı sıra görsel açıdan fazlasıyla tablo gibi mekanlar etkileyiciydi. Robin, Afrika'ya gidip gelen çay ticareti yapan, Diana ise güzelliğiyle, hali ve tavrı ile oldukça özel bir karakter.... Robin görür görmez Diana'ya aşık olur ve onu etkilemek için çabaladığında herkes Diana'nın kalbini vereceğini düşünmez ama göz açıp kapayıncaya kadar evlenirler. Afrika'da uçak kullanmaları, yaşantıları Robin hayat dolu ve enerjik bir insan ki Diana' da ona uyum sağlar. Hamile kaldığında çok mutlu olurlar. Ancak Robin bir anda geçirdiği çocuk felci yüzünden sayılı zamanları kaldığı söylenir. Diana o sırada hamiledir ve doktorların söylemlerine göre 1 ay kalmış olan kocasını pes etmez; İngiltere'ye götürmek konusunda ısrarcı olur. İngiltere'de ise kocasının yaşamda kalmak istememesine aldırış etmeksizin her gün onu ziyaret eder, Robin'e yaşam azmini verir. Bu sırada da Diana ev satın alır, düzenler ve Robin'i eve getirir. Bir not olarak belirtmek isterim ki; Diana ve Robin'in arkadaşları çok sevimliydi. 1 aylık ömür biçilen Robin yaşarken hayatını kolaylaştıracak, yaşamda kalması için özel bir tekerlekli sandalye arkadaşı tarafından tasarlanır. Bu sandalye sonra patenti de alınmış. Tam 21 yıl daha yaşayan Robin; oğlunun büyümesini de görür ve hatta konferansa bile katılır. Sonu ise bence gözyaşlarınızı tutamayacaksınız... Bu filmin yapımcısı gerçek Robin'in oğlu Jonathan babasına ithaf ederek filmi yapmıştır. Diana ise aldığı sorumluluk ve kararlarla hatta bize çılgınca gelebilecek kararlarıyla vay be dedirtti. 
Mutlaka izlemelisiniz diyebileceğim bir film... Beklerim yorumlarınızı...



31 Aralık 2019 Salı

2019 BİTERKEN 2020 UMUTLA


        2019 biterken 2020 umutla... Bu yıl beni yormaktan da beter adeta hayatımdan bezdirdi. Tekrarlayan hastalıklar, biten hastalıklar ve yeni çıkan hastalıklar... Onca uğraş verdiğim tezim; üzgünüm af gelirse yeniden gelirsin sözü ile bambaşka bir evrede kaldı. Alay edilmiş hatta özellikle yapıldığını düşündüğüm kötülükle bu kadar yakından tanışmamıştım. 
Bu seneden aldığım en önemli ders notlarım bu olmuştu. Tez uygulaması yaptığım okuldan izin bile alınmadığı gibi onca yıl kendi kendime tez yapmaya çalışan birisi pozisyonuna düştüm. Üniversite, sosyal bilim enstitüsü dinlemeyi bırakın bana bağırmakla meşgul olduğundan artık bir de akıl verme olayını atlamayayım tabi yeniden bir yüksek lisansa başlayacak gücümü de aldı. Boyun düzleşmesi yazdan bana yadigar olduğuna inanıyorum. 
Elimin uyuşması da cabası... Çok şükür, şükürsüzlük etmek istemem tabi ki ameliyat olduğumda uzakta olmasına rağmen yaşadığım şehirde olsa ancak bu kadar yanımda olur dediğim arkadaşlarım beni yalnız bırakmadılar. Çok fazla tecrübe edindim 2019'dan... Notlarım bu şekilde...
İşsizlik ki hala devam ediyor; bilişim öğretmeni olarak adalet biterken dikey geçiş sınavına girdim. Bunca umutsuzlukla pek iyi bir sonuç beklemiyordum ama ilk 10 bine girmişim ancak hukuk için ilk 2 bin gerekliymiş, kontenjanlar oldukça az. Bu arada anneme kızıyorum bebekken göbek bağımı okul bahçesine gömmüş artık annem nasıl gömmüşse okuldan çıkamıyorum...
       
Umduğum bir doğum günü bu yıl olmadı. Yaş aldım sevinci yerine yaşlanıyorum hüznü geldi. Aslında şu düşünce zihnimde yankılanıp durdu; "Bu yaşında iki üniversite, haksızlık,işsizlik, hayatında varmak istediğin o noktanın çok gerisinde olmak bu yıl fazlasıyla canını acıtıyor öyle değil mi!" Güzel şeyler olmadı mı? Oldu... Çocukluk alışkanlığı her yılı bir uğurla hatırlarım. Baktığımda beni gülümseten eşyalarla... Bu yıl da arkadaşımın doğum günü hediyesi olan müzik kutusu; her baktığımda gülümsetti. 

Şimdi gelelim 2020 yılına; herkese şimdiden mutluluklar ve harika güzellikler dilerken yapmak istediklerimin listesini bir kısmını en azından paylaşayım ki gerçekleşme konusunda daha bir ciddiyet gelsin :)

* Adana Ramazanoğlu Konağı
* Tarsus tarihi evler
* Hatay mozaik müzesi (Bu üç madde hemen görmek isteğim yerler)
*Hafta 1 kez bile olsa yüzmek istiyorum. Hem sağlık açısından hem de çok uzun zaman oldu havuz görmeyeli...
*Günlük yürüyüşlerini aksatmadan devam etmeyi diliyorum. Çok fazla yürüsem de sağlık yürüyüşleri pek yapamıyorum.
* Araba sür! Ehliyet aldığımdan bu yana 5 yıl geçti. Düşününce oldukça fazla bir zaman dilimi diyorum. Bir türlü elim aldıktan sonra direksiyona gitmedi. Bunda halkımızın çok aceleci oluşu daha sarı ışık yanarken korna sesleri, tek başına araba kullandığında mutlaka önünü kesmek isteyen magandalar olduğu için korkmam etkili. Böyle bir durumda ne yapacağımı bilemeyip, cesaretim hepten kaybolur korkusu ile bu yıl bu korkumun üzerine gitmek istiyorum. 
*Yazmak, yazmak ve yazmak... Bu yıl hikayelerim tamamlanmadı eksik paragraflarla beni bekliyorlar. Küsmek değil de sanki ruhumun bir parçası elime kalemi alamadı blog dışında. Umut ediyorum ki bu yıl daha fazla yazabilirim.
    Bu yıl karar almaktan ve aldığı kararları uygulamaktan korkmayan bazen kibarlıktan bazen de kırmamak için dahi olsa sevmediği hiçbir şeyi yapmadan, umudumla harika yazılar yazmak istiyorum. Hayatın kendisi bir hikaye; bu hikayeyi yazmak yorucu, kalp kırıklarıyla dolu biraz da hüzünlü zamanları içerse de inanıyorum ki kahkahalarla dolu, mutluluğun kelime anlamını dolu dolu yaşanılan, binbir renk barındıran zamanları işte bu yıl gerçekleşeceğine inanıyorum. Yeni yıl dileklerinizi beklerim... Sağlık, mutluluk ve huzur ile...